12. Ceza Dairesi 2017/9645 E. , 2020/4230 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hükümler :1-Sanıklar ..., ..., ... hakkında: TCK’nın 85/2, 22/3, 62/1, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında: TCK"nın 85/2, 22/3, 31/3, 62/1, 51/1.maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ... ve suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanık ... ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanık ...’in ... Çayı üzerinde turizm amaçlı rafting faaliyetleri düzenleyen şirketin yetkilisi olduğu, olay günü müşterilerine 4 botla rafting yaptırmak için aynı bölgede bireysel olarak bot rehberliği yapan ancak olay tarihinde geçerli rafting rehberlik belgeleri bulunmayan sanıklar ..., ... ve ... ile yevmiye usulü anlaştığı, olay tarihinden 1 gün önce yağan şiddetli yağış nedeniyle ... çayının ortalama hız ve debisinin normalden 5-6 kat daha fazla olduğu, bu nedenle 2-3 zorluk dereceli parkurun olay günü itibarıyla 4-5 zorluk derecesine çıktığı, yoğun yağış nedeniyle de suyun çamur renginde aktığı, turist grubunun raftingin riskleri ve alabora durumunda neler yapmaları gerektiği konusunda aydınlatıldığı, kullanılacak botlar ve can yeleklerinin standartlara uygun olduğu, katılımcıların kask ve yeleklerini giydikleri ancak küreklerin ise hemen hemen hepsinin pala kısımlarının kırık olduğu, ilk botun rehberliğini sanık ...’in yaptığı, bu arada diğer sanıklar ... ve ...’nin suyun çavlan denilen hızlı aktığı ve eğim kazandığı noktaya gelip can kurtaran ipleri ile beklemeye başladıkları, sanık ...’in video kamerası ile kayıt yaptığı, ...’in sorun olmadan botu çavlan bölgesinden geçirdiği ve kendisinden sonra gelecek olan botun çavlan bölgesinden geçmesini beklemek ve bottan düşen insanları botuna almak için suyun durgun yerinde beklemeye başladığı, ikinci botun rehberliğini sanık ...’nın yaptığı, botta toplam 8 kişinin olduğu, raftingin başladığı, tanıkların beyanlarına göre kısa bir süre sonra mağdur ... ’ın gövdesinin alt kısmı botta kalacak şekilde baş aşağı suya düştüğü ancak rehber ve diğer katılımcılar tarafından bota geri çekildiği, ölenin arkadaşı olan ...’ın sudan korkup inmek istediğini söylediği ancak bot rehberi olan ...’nın “korkma bişey olmaz” diyerek raftinge devam ettiği,çavlan bölgesine gelindiğinde botun akıntıyla beraber gidiş istikametine göre suyun sol tarafındaki kayalıklara doğru sürüklendiği, akıntının etkisiyle botun ters dönerek katılımcıların suyun içinde sürüklenmeye başladıkları, mağdur ... ’ın suda boğulmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu öldüğü, iki kişinin basit şekilde yaralandığı ve 19/04/2010 tarihli bilirkişi raporunda sanık ..."ın asli kusurlu, diğer sanıkların ise kusurlarının bulunmadıkları, 09/07/2012 tarihli bilirkişi raporunda, sanıklar ... ve ..."nın asli kusurlu, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ..."in ise tali kusurlu olduğu, 24/12/2013 tarihli raporda da sanıklar ... ve ..."nın asli kusurlu, sanık ..."in tali kusurlu, suça sürüklenen çocuk ..."in ise kusursuz olduğunun belirlendiği olayda,
1-Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre;
09.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda sanık ... ve suça sürüklenen ...’nin devrilen botta görevli olmasalar da hiçbir yeterlilik, can kurtarma ve ilk yardım belgeleri olmadığı halde rafting ekibinde yer aldığı için tali kusurlu oldukları, 24.12.2013 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, sanık ...’in suyun durumuna ve aşırı riske rağmen organizasyonu iptal etmediği ve grubu rafting organizasyonuna alarak kendi botunda kaza olmamasına karşın acemi grubu yüksek risk içeren bölgede rafting yaptırdığından tali kusurlu olduğu belirtilmekle beraber aynı raporda alınması gereken önlemleri aldığı, rafting botu ile beraber güvenlik amacıyla olması gereken yerde olduğu, sonrasında gerekli yardım manevralarını olabildiğince gerçekleştirdiği de tespit edilmiş olduğundan, sanık ...’nin ise rafting organizasyonunun seyrini değiştirme yetkisinin bulunmadığı, güvenlik amaçlı aldığı pozisyonun doğru olduğu, ancak kazazedelerin güvenlik manevrası olarak atılan ipe karşılık verecek konumda olmadığı bu nedenle de kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmekle, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...’nin güvenlik önlemlerini aldıkları bu nedenle ikinci botun devrilmesi sonucu mağdurun ölmesi ve iki kişinin yaralanması olayında kusuruları bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre ;
Hapis cezası ertelenen suça sürüklenen çocuk ... hakkında, TCK"nın 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtar edilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2-Sanık ... ve sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Mahkemece; olay günündeki hava ve su şartlarında çayda rafting yapılmaması gerektiği, bu şartlarda yapılacak olan raftingin bir kaza ile sonuçlanabileceği ve bu kaza neticesinde de suyun debi ve hızı ile bulanıklığı dikkate alındığında çok ciddi yaralanmalar ve hatta ölümlerin olabileceğinin sanıklarca öngörülebilir olduğunda bir şüphe olmayıp sanıkların bilinçli taksirle hareket ettiklerinin, kabul edilmesinde isabetsizlik olmadığı ve takdir edilen temel ceza miktarında isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... müdafinin, kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ceza miktarına, sanık ...’in savunmasının alınmadığına, eksik inceleme yapıldığına, illiyet bağı olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 01.07.2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.