Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/13341
Karar No: 2020/4213
Karar Tarihi: 01.07.2020

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/13341 Esas 2020/4213 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2019/13341 E.  ,  2020/4213 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

    2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık ..."ın, anılan Kanunun 74, 765 sayılı TCK’nın 19 ve 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay ağır hapis ve 181.753,416 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2002 tarihli ve 2002/225 esas, 2002/516 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16/12/2004 tarihli ve 2004/6717 esas, 2004/9594 sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/07/2005 tarihli ve 2005/57 esas, 2005/209 sayılı kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23/12/2008 tarihli ve 2006/2142 esas, 2008/22362 karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 765 sayılı Kanunun 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/05/2009 tarihli ve 2009/30 esas, 2009/152 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca düşürülmesine dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren kanunlar uyarınca lehe değerlendirme yapılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla, hükmün açıklanması yerine kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04/02/2019 tarih ve 94660652-105-48-12545-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2019 gün ve 2019/13676 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla; dairemizin 26/09/2019 tarih, 2019/2130 Esas, 2019/9469 Karar sayılı kararı ile; “ Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hüküm fıkrasına (1) nolu bendi hükümden çıkartılarak yerine; “Sanık ..."ın üzerine atılı izinsiz kazı yapılarak 2863 sayılı yasaya muhalefet eylemi nedeniyle açılan kamu davasında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin düzeltilerek onama tarihi olan 16/12/2004 tarihi itibariyle 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,” ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE”, karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2019 tarihli yazıları ile;
    1) Sanık ... hakkında açılan kamu davasına müşteki Kültür Bakanlığının 14.06.2002 tarihinde müdahil olduğu, 27.11.2002, 29.07.2005 ve 15.05.2009 tarihli hükümlerin müdahil /katılan bakanlık vekilinin yüzüne tefhim edildiği, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli kanun yararına bozmaya konu kararın ise katılan vekiline tebliğ edilmediği ve bu suretle kesinleşmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kararın kanun yararına bozulması,
    2) Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.09.2019 tarihli, 2130-9469 sayılı ilâmında, ihbarname konusu olan Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli kararının incelenmesine ve karar başlığında anılan kararın mahkeme adı ile esas ve karar numaraları doğru yazılmasına rağmen, ilamın ikinci sayfasının sonuç paragrafına "Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/696 esas, 2018/88 karar" ibaresinin yazılarak, Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 696-88 sayılı kararının kanun yararına bozulması,
    3) Yukarıda belirtilen "1" ve "2" nolu itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde, T.C. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozmaya konu ihbarnamesinde, "hükmün açıklanması yerine kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kararın kanun yararına bozulması" lüzumunu ihbar etmiştir. Kanun yararına bozma müessesesi, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlıdır. Yüksek Dairece, ceza zamanaşımı süresinin dolduğu ve davanın düşürülmesine karar verilmesi zorunluluğu kabul edilse dahi, bu nedenle kanun yararına bozma kararı verilemez. Şöyleki, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Adalet Bakanlığı tarafından ihbar edilen kanuna aykırılıklar dışında Yüksek Dairece tespit edilen hukuka aykırılıklar yönünden, kanun yararına bozma başvurusu yapılması için ihbarda bulunulması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK"nın 309/3. maddesine göre Yargıtay Ceza Dairesi, kanun yararına bozma ihbarnamesinde ileri sürülen nedenlerle bağlıdır. Yüksek Daire tarafından saptanan yeni hukuka aykırılık nedenleri (ceza zamanaşımının dolduğu yönündeki) Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma konusu yapılmadığından, kanun yararına bozma kanun yolunun niteliği gereği tespit edilen yeni aykırılık Yüksek Dairece resen giderilemeyecektir. Bu nedenle, Yüksek Dairece hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedenleri açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermek gerekirken, kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi,
    4) Yukarıda belirtilen "1", "2" ve "3" nolu itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde; Talebe konu olan hükmün 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince kanun yararına bozulması halinde, bozmaya konu hükmün "mahkûmiyet hükmü" olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Şöyleki, Yüksek Dairece CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince bozma kararı verildiğinde, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına dairece karar verilecek, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi durumunda ise bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Somut olayda, yerel mahkemece verilen düşme kararının CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca bozulması gerekirken, CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına bozulması,
    5) Yukarıda belirtilen "1", "2", "3" ve "4" nolu itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde; 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddesinde hangi hallerde düşme kararı verilebileceği hususu açıklanmış olup, maddeye göre "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde" düşme kararı verilebilecektir. Somut olayda, sanık hakkında açılan kamu davasının kovuşturma evresinin tamamlandığı ve mahkûmiyet kararının kesinleştiği nazara alındığında, infaz kurumu olan ceza zamanaşımı dolduğundan bahisle açılmış kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi hususları belirtilerek itiraz edilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dosya yeniden incelenip itirazın kabulüne karar verilerek gereği düşünüldü:
    1-Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarihli kanun yararına bozmaya konu kararının, katılan vekiline tebliğ edilmediği ve bu suretle kesinleşmediği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2019 tarihli yazısına konu (1) nolu itirazın KABULÜNE, bu aşama diğer itiraz hususları hakkında inceleme yapılmasına yer olmadığına, Dairemizin 26/09/2019 tarih, 2019/2130 Esas, 2019/9469 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
    2- Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararına yönelik Kanun Yararına Bozma talebinin isteme uygun olarak REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi