3. Hukuk Dairesi 2017/5871 E. , 2019/2752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile aralarında imzalanan 01.12.2008 tarihli sözleşme ile dava konusu taşınmazı hamam olarak işletmek üzere kiraladığını, ancak taşınmazda gerekli ısı donanımı olmaması nedeni ile müşteri kaybı olduğunu, idare ile yapılan şifahi görüşme sonucunda yapılan tadilatlar bakımından herhangi bir ikazda bulunulmadığını, birtakım izolasyon ve ısıtma tertibatı kurduğunu, bu harcamalar nedeni ile kirasını ödeyemediğini, taşınmaza yaptığı masrafın tespit edilerek kira borcundan mahsubu için davalı aleyhine ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/31 sayılı dosyası ile tespit davası açtığını ve davada alınan bilirkişi raporunda yapılan masraflar toplamın 41.122,00 TL olarak belirlendiğini ancak tahliyenin henüz gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddedildiğini, bir süre önce taşınmazı tahliye ettiğini, bu nedenle de dava açabilme şartının vuku bulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının sebepsiz zenginleşmiş olduğu 30.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; hamamın mülkiyetinin kendilerine ait olmayıp mazbut vakıf niteliğinde olan İsfendiyarbey Vakfına ait olduğunu, taraflar arasında yapılmış olan kira sözleşmesinin eki niteliğinde olan Vakıf Taşınmazları Kiralanması Usul ve Esasları ile Vakıf Taşınmazlarının Kiraya verilme Genel Şartnamesinin tarafları bağlayıcı nitelikte hükümler ihtiva ettiğini, Genel Şartnamenin 19., 20/1. ve 21. maddeleri gereği kiracının ahde vefa ilkesi gereğince davranması ve sözleşme hükümleri ile bağlı olması gerektiğini, davaya konu yapının eski eser olarak tescilli bir yapı olması nedeni ile taşınmazda herhangi bir tadilat, tamirat, eklenti vs. yapılmasının, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarının vereceği izne bağlı olduğunu, kiracının herhangi bir talepte bulunma hakkının olmadığını bildiğini, yazılı olarak verilmiş herhangi bir izin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; Davanın kısmen kabulü ile 28.340,82 TL’nin 17/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.12.2008 başlangıç ve 31.12.2009 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda tarafalar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin eki niteliğindeki Genel Şartnamenin 19. maddesinde; kiracının kiralananı ne şekilde teslim almışsa sözleşmenin bitiminde yine aynı şekilde teslim edeceği ancak kiracı tarafından yapılan ve aksine koşul bulunmayan ilavelerin ise sürenin sonunda bedelsiz olarak idareye bırakılacağı, 20. maddesinde; ..kiralanan taşınmazın eski eser niteliğinde olması halinde, 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca, kiracının idareden ve yetkili kamu kurullarından izin almadan taşınmaz malda hiçbir tamirat, tadilat ve eklenti yapamayacağı, yine ilgili Şartnamenin 21.maddesinde; kiracının idareden yazılı izin alarak yapacağı her türlü inşaat ve ilavelerin vakfa bağışlanmış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Her ne kadar Mahkemece; sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, kiracının yapmış olduğu faydalı ve zorunlu masrafları isteyebileceği belirtilmiş ise de; tarafların özgür iradeleri ile kararlaştırılmış olan sözleşme maddeleri geçerli olup tarafları bağlar. Kaldı ki; Kültür ve Turizm Bakanlığı ... I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nün, Mahkemeye hitaben yazdığı 18.03.2013 tarihli yazı içeriğinde açıkça belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazın korunması gerekli eski eser niteliğinde yapı olduğu da sabittir. Bu durumda Mahkemece; taraf iradeleri ile geçerli kılınmış sözleşme maddeleri doğrultusunda, kiracının sözleşme bitiminde hiçbir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.