4. Ceza Dairesi 2016/2615 E. , 2016/8681 K.
"İçtihat Metni"
Sair tehdit suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1 (2.cümle), 43/2, 29, 62 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 1.860 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ... karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 gün ve 362115 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilen dava dosyası, 13.01.2016 tarihli görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “5237 sayılı Kanun"un 49/1. maddesinde “Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.”, yine aynı Kanun’un temel cezanın belirlenmesi başlıklı 61/9. maddesinde “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki düzenlemeler ile sanığa atılı suçun düzenlendiği 106/l-2.cümlede yer alan “Mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” hükmü ile dosya kapsamına göre Mahkemece cezanın alt sınırdan tayin edildiği nazara alındığında, sanık hakkında temel cezanın 30 gün karşılığı adli para cezası olarak tayini yerine, yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sair tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli kararı ile adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen ve hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte olan bu cezanın infazı aşamasında, temel cezanın alt sınırının fazla belirlendiği iddiasıyla kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Seçimlik cezanın öngörüldüğü, TCK’nın 106/1-2. (cümle) maddesinde yer alan sair tehdit suçunda, müeyyide olarak adli para cezası seçildiğinde, cezanın alt sınırının nasıl belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Kanun yararına bozma kurumunda geçerli olan “istekle bağlılık kuralı” gereğince, isteme konu edilen sanık ...’un tehdit suçuyla sınırlı olarak yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin 1. fıkrasında “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” hükmüne yer verilmiş,
Aynı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasında ise: “Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Anılan Kanun’un 61. maddesine, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile eklenen 9. fıkrasında “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” hükmüne yer verilerek, seçimlik ceza içeren suçlarda adli para cezasının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece sanığın, katılanlar ... ve ..."ye “sizinle işim bitmedi, sizinle görüşeceğim" diyerek tehdit ettiği kabul edilerek, TCK’nın 106/1- ikinci cümlesi uyarınca, takdiren alt sınırdan denilmek suretiyle 180 gün adli para cezası verilmiştir.
Sair tehdit suçunun düzenlendiği TCK’nın 106/1- ikinci cümlesinde yaptırım olarak, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası şeklinde seçimlik cezanın öngörüldüğü ve adli para cezasının alt sınırı belirtilmediğinden, bu sınırın TCK’nın 61/9. ve 49/1. maddeleri uyarınca 1 ay olarak belirlenmesi gerekirken, cezanın alt sınırının 6 ay olarak uygulanması hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Sair tehdit suçundan sanık ... hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ... sayılı kararının, 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, mahkemece cezanın alt sınırdan takdir edildiği de gözetilerek, sanık hakkında TCK"nın 106/1-ikinci cümlesi uyarınca adli para cezasına ilişkin gün biriminin alt sınırının 30 gün olarak belirlenmesine,
3-TCK"nın 43/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 37 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
4-TCK"nın 29. maddesi uyarınca, mahkemesince takdir edilen 1/2 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak 18 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
5-TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim yapılarak 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
6-TCK"nın 52/2 maddesi uyarınca gün üzerinden belirlenen cezanın, mahkemece bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL"den paraya çevrilerek, sanığın sonuç olarak 300 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA,
7-TCK"nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının aylık 4 eşit taksit halinde ödenmesine,
8-İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.