11. Hukuk Dairesi 2018/3737 E. , 2019/5677 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/02/2018 tarih ve 2016/1278-2018/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili; uzun yıllardır davalı holding bünyesindeki şirketlerin ithalat, ihracat vs. tüm iş ve işlemleri ile her türlü gümrük müşavirliği hizmetlerinin müvekkilince yürütüldüğünü, müvekkili şirketin yalnız Diler Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlerin gümrük müşavirliği hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulduğunu, hizmetlerin şifahi sözleşme uyarınca sürdürüldüğünü, en son 01/01/2010 tarihinden 31/12/2010 tarihine kadar davalı şirket dahil Diler Holding A.Ş. bünyesindeki tüm şirketler adına vekaletnamenin müvekkiline verildiğini, hizmet verilmeye devam ederken 31/05/2010 tarihi itibariyle müvekkiline sözleşmenin feshedildiği, 01.01.2010 tarihinden 31.05.2010 tarihine kadar ki süreçte verilen hizmetler için sehven asgari ücret tarifesinin altında ücretlendirme yapılarak fatura düzenlendiğini, 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin fark faturalarının davalı şirketçe ödendiğini, 2010 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin 188.816,52 TL tutarında 7 adet fark faturasının itiraz edilerek müvekkili şirkete iade edildiğini, ayrıca sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı haksız ve erken feshinden dolayı 31/05/2010 tarihinden 31/12/2010 tarihine kadar yedi aylık süre ile ilgili kazanç kaybı söz konusu olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL kazanç kaybı ve 188.816,52 TL ücret farkı alacağının kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 20.12.2013 tarihli dilekçesi ile kazanç kaybı talebini 77.870 TL’ye artırarak avans faizi ile birlikte tahsilini, karşı davanın kabul edilecek olması halinde bilirkişi raporunda hesaplanan 718.061,00 TL alacağın davalı alacağından mahsup edilmesini talep etmiş, karşı davaya cevabında, davalı karşı davacı ile müvekkili arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; asıl davanın reddini istemiş, karşı davada müvekkilince davacı karşı davalının çeşitli ihtiyaçlarına binaen cari hesaba mahsuben ödemeler yapıldığını, müvekkilinin 755.525,65 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın cari hesabın kat edildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; gümrük genel müdürlüğünün 2010/4 sayılı genelgesine göre düzenlenmeyen faturalar hizmeti veren şirketi bağlayacağından davacı-karşı davalının 718.061,00 TL’lik alacağı olmadığı ve mahsup talebinin yerinde olmadığının belirtildiği, davacı karşı davalının alacağının 77.870,58 TL olduğu, davalı karşı davacının alacağının bilirkişi raporuna göre 755.525,63 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 77.870,58 TL’nin 10.000 TL’sine dava tarihinden olmak üzere, 67.870,58 TL’sine ıslah tarihi olan 20/12/2013 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan alınıp, davacı-karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karşı davanın kabulü ile, 755.525,63 TL’nin karşı dava tarihi olan 31/05/2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, taraflar arasındaki gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasıyla kazanç kaybı ve 2010 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin hizmet faturalarının asgari ücret tarifesinin altında ücretlendirilmesi nedeniyle kesilen fark faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili, karşı dava ise cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairemizin 22.06.2015 tarih, 2014/9474 Esas, 2015/8569 Karar sayılı ilamı ile tarafların bilirkişi raporuna ciddi itirazlarını değerlendiren bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bilirkişi heyetinden alınan 06.11.2017 tarihli ek raporda; taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği konusunda önceki raporlardan ayrılmayı gerektirecek bir durumun bulunmadığı, davacı tarafından kesilen fark faturalarındaki 718.061,00 TL"lik bedelin Gümrük Genel Müdürlüğü"nün 2010/4 sayılı genelgesine göre istenemeyeceği mütalaa edilmiş, mahkemece yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir. Bozmadan sonra alınan ek raporun, Dairemizin bozma ilamında işaret ettiği taraf vekillerinin alacak hesaplamaları yönünden kök rapora itirazlarını karşılamadığı ve ayrıca karşı davadaki 755.525,63 TL alacağın dayanaklarını da ortaya koymadığından karşı davada davalının da karşı davaya yönelik itirazları yönünden de yeniden değerlendirme içermediği, bu sebeplerle hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun bozma ilamının gereklerini yerine getirmediği anlaşılmakla, Dairemizin bozma ilamında belirttiği hususların gereğini yerine getiren yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine,
23.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.