Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/8376
Karar No: 2017/3343
Karar Tarihi: 26.04.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/8376 Esas 2017/3343 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı ve davalı arasında yapılan satış sözleşmesi gereği çek verildiği ancak bu çekin ödeme tarihi ile döviz kuru arasında anlaşmazlık olduğu için dava açıldığı ve mahkeme tarafından kısmen kabul edildiği belirtilmiştir. Mahkeme, çekin verildiği tarihte geçerli efektif satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiğine hükmetmiş ve davalı tarafın bakiye borcu olduğunu belirlemiştir. Ayrıca, mahkeme kararına göre kesinlik sınırı 2.080 TL olarak belirlenmiştir. Kanunlar açısından ise, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2015 yılı için 2.080 TL olduğu belirtilmiştir.
19. Hukuk Dairesi         2016/8376 E.  ,  2017/3343 K.

    "İçtihat Metni"



    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -

    Davacı vekili, taraflar arasında 28.08.2013 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince faturaların döviz değeri üzerinden düzenlendiğini, tahsilatın ödeme günündeki efektif satış kurundan yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının müvekkiline 27.09.2013 tarihinde 20.01.2014 vadeli 94.483,94 TL bedelli çek verdiğini, ibraz tarihinde bedelin 31.367,09 Euroya denk geldiğini, bakiye 3.595,75 Euro kaldığını, 09.05.2014 tarihinde ise 785,92 Euro ödeme yaptığını, bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, 27.09.2013 tarihinde 20.01.2014 vadeli 94.483,94 TL miktarlı çekin verildiğini, çekin verildiği 27.09.2013 tarihindeki kura göre hesaplama yapıldığını ve buna göre 34.265,59 Euro karşılığı verildiğini, çekin verildiği 27.09.2013 tarihinin esas alınması gerektiğini, bakiye borcun 09.05.2014 tarihinde 785,93 Euro karşılığı TL olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini ve %20 oranında tazminat istemiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki 28.08.2013 tarihli sözleşmede açıkça tahsilatın ödeme günündeki satış kuru üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığı, çekle ödeme 20.01.2014 tarihinde yapıldığına göre bu tarihteki efektif satış kuru üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, sözleşmedeki toplam bedelin 34.855,92 Euro olup bakiye 3.488,33 Euro kaldığı, 09.05.2014 tarihinde 785,93 Euro ödendiği, davalının bakiye 2.702,91 Euro borcun kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan iptal edilen miktar üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2015 yılı için 2.080 TL’dir.

    Davacı vekilinin temyize konu ettiği miktarın 372,97 TL (106,92 Euro) olması nedeniyle 01/06/2015 tarihli karar davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle takip talebinde asıl alacağa kamu bankalarınca Euro mevduatına uygulanan en yüksek oranda faiz talep edilmiş olup mevduatın vadesi belirtilmemiş ise de bunun 1 yıl olacağının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi