11. Hukuk Dairesi 2018/4560 E. , 2019/5668 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2017 tarih ve 2015/156 E. - 2017/89 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/115 E. - 2018/750 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun"un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının “starclub” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/46624 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından ‘’Star’’ ibareli markalara ve tanınmışlık ve benzerlik hukuki nedenine dayalı yapılan itirazın davalı TPMK"nın 2015-M-355 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer bulunduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK"nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu marka başvurusunun noksanların tamamlanmadığı için işlemden kaldırıldığını, ortada tescilli bir markanın bulunmadığı, bu sebeple davanın konusuz kaldığı ve hukuki yararın yokluğu sebebi ile reddinin gerektiğini, marka tescil edilmiş olsaydı dahi markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu 2013/46624 sayılı “starclub” markasının, davacı Şirket adına tescilli markalardan bazıları ile benzer malları içerdiği, ancak davaya konu markaların bir bütün olarak incelenmesiyle markalar arasında ayniyet derecesinde bir benzerliğin bulunmadığı ve markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığı, ‘‘star tv” ibaresinin davacı adına tescilli tanınmış bir marka olduğu, bununla birlikte markalar arasında ayniyet derecesinde bir benzerliğin bulunmadığı ve karıştırılma ihtimalinin olmadığı tespit edildiğinden, 556 sayılı KHK."nın 8/4 maddesi kapsamında gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölgi Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar tarafların markalarını kullanmak istedikleri 16. sınıf mallar aynı türden ise de, davalının marka başvurusundaki "starclub" ibaresinin bir bütün olarak asıl unsur konumunda bulunduğu, başvuruda yer alan "club" ibaresinin ayırt ediciliği zayıf ise de, 16. sınıf mallar yönünden vasıf bildiren bir ibare de olmadığı, bu nedenle başvuruda yardımcı unsur olduğunun söylenebilmesinin de mümkün bulunmadığı, yine "star" ibaresinin de tescil ettirilmek istenen 16. sınıf mallarda zayıf bir ibare olduğu, dolayısıyla zayıf nitelikte olsa da başka ibarelerin ilavesiyle marka olarak kullanılabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.