Tehdit - hakaret - Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/1452 Esas 2016/8142 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
4. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/1452
Karar No: 2016/8142
Karar Tarihi: 25.04.2016

Tehdit - hakaret - Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/1452 Esas 2016/8142 Karar Sayılı İlamı

Özet:

Mahkeme kararı, Hakaret ve Tehdit suçlarından mahkumiyet hükümleri verilmesine ilişkindir. Hakaret suçuna ilişkin kararda cezanın niteliği ve niceliği itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu belirtilmiş ve bu nedenle temyiz isteği reddedilmiştir. Tehdit suçuna ilişkin ise temyiz isteği reddedilmemiş ve esasa geçilmiştir. Ancak mahkeme kararının tutarlılık denetimini yapabilmek için, kararın dayandığı tüm verilerin, mahkemenin ulaştığı sonuçların açık bir şekilde hükmün gerekçesine yansıtılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan ve gerekçesiz hüküm kurulması sebebiyle, hüküm bozulmuş ve dosya esas/hüküm mahkemesine gönderilmiştir. Kanuna aykırı gördüğü nedenlerle yapılan bu bozma işlemi, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca gerçekleştirilmiştir. Kararda geçen kanun maddeleri: Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri, TCK’nın 43. maddesi.
4. Ceza Dairesi         2014/1452 E.  ,  2016/8142 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
    SUÇLAR : Tehdit, hakaret
    HÜKÜMLER : Mahkumiyet

    Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    1-Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...’nun, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
    2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
    Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayıp, iddianamede anlatıldığı üzere, sanığın 21.09.2007 tarihinde katılan ...’a yönelik ve 08.10.2007 tarihinde tüm katılanlara yönelik olmak üzere, farklı eylemleri hakkında değerlendirme yapılmadan ve sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan, gerekçesiz hüküm kurulması,
    Kanuna aykırı ve sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.