Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/20855
Karar No: 2014/20085
Karar Tarihi: 20.10.2014

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/20855 Esas 2014/20085 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2014/20855 E.  ,  2014/20085 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Karşıyaka 2. İş Mahkemesi
    Tarihi : 04.07.2013
    No : 2012/188-2013/276

    Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar vertilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Eldeki davada, davacı Kurumun, 01.07.1977 tarihinden itibaren 5434 Sayılı Yasa kapsamında emekli aylığı alan davacının, 01.08.1987 tarihinde vefat eden 506 Sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı alan babasından dolayı da ölüm aylığı aldığını 28.12.2005 tarihinde belirlemesi ve 15.02.1988–18.12.2005 tarihleri arasında ödenen aylıklar nedeniyle yersiz ödeme borcu tahkkuk ettirerek davacı hakkında 24.02.2006 tarihinde takip başlattığı, 19.02.2009 tarihinde ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği ve 26.02.2009 tarihinde davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, alacaklı Kurumun takip durduktan ve icra idairesi tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra ilk defa 05.04.2012 tarihinde takibin yenilenmesini istediği fakat borçlu davalının yenileme işlemine itirazı ve şikâyeti sonucunda, icra mahkemesince yenileme emri gönderilmesine dair davacı Kurum talebi üzerine yapılan icra dairesinin işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
    İİK"nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. İtiraz tebliğ edilmedikçe süre başlamaz. İcra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmez. Eldeki davada da, 26.02.2009 tarihinde yapılan borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmediğine göre, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyecek şekilde 19.02.2009 tarihinde davacı Kuruma yapılan tebliğin davalının yaptığı itirazın tebliği yanılgısıyla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
    Diğer taraftan, davacı Kurum talebinin yerinde olduğu kanaatine varılırsa, 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almadığından, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir. Bu kapsamda “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
    a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
    b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” Hükümleri dikkate alınarak kurum alacağının kapsamı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi