16. Hukuk Dairesi 2016/6255 E. , 2019/1748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu .... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 252 ada 218, 224 parsel sayılı 1.312,88 ve 989,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müstakilen ... adına, 255 ada 10 parsel sayılı ve 3.621,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve 1/2"şer paylarla .... ve ... adına; 256 ada 13, 277 ada 30, 59, 314 ada 44, 261 ve 263 parsel sayılı 1.485.47, 200.69, 1.399.89, 7.921.55, 2.836,32 ve 668,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müstakilen ... adına; 314 ada 46, 314 ada 262, 320 ada 34 ve 280 ada 1 parsel sayılı 1.538.70, 2.182.08, 2.407,12 ve 6.658,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve 1/2"şer paylarla ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 252 ada 218, 224; 255 ada 10; 256 ada 13; 277 ada 30, 59; 280 ada 1; 314 ada 261, 262, 263; 320 ada 34 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının, davacının, muris ..."a ait ...Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 14.12.2015 tarih 2015/426 Esas, 2015/414 Karar sayılı veraset ilamındaki payı oranında iptali ile bu payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payda davalıların hissesinin baki tutulmasına; çekişmeli 314 ada 44 nolu parselin 05.11.2016 havale tarihli rapor ve krokisi doğrultusunda krokide 44/B olarak gösterilen kısmının bu parselden ifrazı ile, aynı ada son parsel numarası verilerek davalı ... adına, 44/A olarak gösterilen kısmının ise tapu kaydının iptali ile davacı ... adına miras payı oranında tapuya kayıt ve tesciline, kalan payda davalı ..."un hissesinin baki tutulmasına, 314 ada 46 nolu parselin aynı tarihli rapor ve krokisi doğrultusunda krokide 46/B olarak gösterilen kısmının bu parselden ifrazı ile, aynı ada son parsel numarası verilerek davalı ... ve davalı ... adlarına eşit hisse ile tapuya kayıt ve tesciline, 46/A olarak gösterilen kısmının ise tapu kaydının iptali ile davacı ... adına miras payı oranında tapuya kayıt ve tesciline, kalan payda davalılar ... ve ..."un hisselerinin baki tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 252 ada 218, 224; 255 ada 10, 256 ada 13; 277 ada 30, 59; 280 ada 1; 314 ada 261, 262, 263; 320 ada 34 parsel sayılı taşınmazların tamamının; 314 ada 44 ve 46 parsel sayılı taşınmazların ise 05.11.2016 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısımlarının tarafların ortak murisleri ...."dan kaldığı, muris ...."nın sağlığında yukarıda parsel numaraları yazılı dava konusu taşınmazları davalı oğulları ... arasında taksim ettiği, ancak davacı kızına herhangi bir yer vermediği, davacının muris ..."dan kalan ve kullandığı herhangi bir taşınmazının veya miras payının olmadığı, geçerli bir miras taksiminden bahsedebilmek için bütün mirasçıların bu taksime iştirak etmesi gerektiği, somut olayda bu durumun gerçekleşmediği, dolayısıyla muris .... tarafından yapılan taksimin gerçek bir taksim olarak kabul edilemeyeceği ve davacının muris ...."dan gelen miras payının olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi mahkemenin kabulü de dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi ....’dan intikal ettiği ve kendisinin de miras yoluyla gelen hakkı olduğu iddiasıyla dava açmış; davalı ise yargılama sırasında özetle, çekişmeli taşınmazların babası .... tarafından sağlığında, yaklaşık 35-40 yıl önce kendisine verildiğini savunmuş ve 12.11.2015 tarihli celse de 20.06.2007 tarih ve 01264 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Vasiyetname” başlıklı belge fotokopisini sunmuş olup muris ....’ya ait bu vasiyetnamede mevkileri yazılı taşınmazları oğlu olan davalı ...’a vasiyet ettiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Mahkemece 21.10.2015 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler....beyanlarında; Murisin sağlığında kendisine ait taşınmazları davalı ... ve hükmü temyiz etmeyen diğer davalılar Alattin ve Kadir arasında paylaştırdığını, bu sırada davacıya ve diğer çocuklarına bir yer vermediğini, çekişmeli 252 ada 218 ve 255 ada 10; 256 ada 13; 280 ada 1 parsellerin davalılar.... ve .... tarafından; 252 ada 224 parselin ...tarafından; 277 ada 30 ve 59 parsellerin ise müstakilen davalı ... tarafından kullanıldığını, murisin sağlığında da kullanımın bu şekilde olduğunu beyan etmişler, temyize konu diğer taşınmazlar yönünden yapılan 21.10.2015 tarihli keşifte de, 314 ada 44 ve 46 parsellerin temyize konu bölümleri ile 314 ada 261, 262 ve 263 parsellerin tamamının muris ....’dan kalıp davalı ... tarafından kullanıldığı, 320 ada 34 parselinde evveliyatının aynı şekilde olup davalılardan ..... tarafından kullanıldığı beyan edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ...."dan intikalen geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, murisin çekişmeli taşınmazları yalnızca kullanmaları için mi, yoksa mülkiyeti de devretme iradesiyle mi adı geçenlere verdiği, miras bırakanın sağlığında çekişmeli taşınmazlarla ilgili davalı taraf lehine sağlararası bir tasarrufta (bağış vs.) bulunup bulunmadığı ve bu taşınmazlar üzerindeki asli zilyetliğini davalı tarafa devredip devretmediği konularına ilişkin olup, bu hususlarda dosya kapsamında alınan beyanlar yeterli olmadığı gibi, mahkemece dava konusu taşınmazların, muris tarafından sağlığında davalılara verildiği kabul edilmekle birlikte, murisin sağlığında yaptığı bu tasarrufun taksim gibi değerlendirilerek, bu tasarruf işlemine mirasçıların katılmalarının gerektiği ve tüm mirasçılara yer verilmediği gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Zira bağış işlemi, murisin sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırma niteliğinde olup, işlemin geçerliliği için murisin diğer çocuklarının bu tasarruf işlemine iştirak etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Murisin sağlığında yapmış olduğu karşılıksız kazandırmalar ancak tenkis davasının konusu olabilir.
O halde, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, mahallinde refakate alınacak fen bilirkişisi eşliğinde, taşınmazların bulunduğu yeri iyi bilen, yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tarafların ortak murisinin çekişmeli taşınmazların kullanımını davalı tarafa hangi nedenle devrettiği, taşınmazların asli zilyetliğini mi devrettiği yoksa sadece kullanılmak üzere mi verdiği ve murisin sağlığında dava konusu taşınmazlarla ilgili davalı taraf lehine bir tasarrufta (bağış vd) bulunup bulunmadığı ve böyle bir tasarrufta bulunmuş ise taşınmazların asli zilyetliğini devredip etmediği maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı ve bu şekilde murisin iradesinin ne olduğu net olarak belirlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davalının ilk keşiften sonra sunduğu 20.06.2007 tarih ve 01264 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Vasiyetname”nin, başlangıçtaki savunmasını değiştirme niteliğinde olup olmadığı hususunun tartışılıp değerlendirilmemiş olması da isabetsiz olup, davalı ...’un temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.