11. Hukuk Dairesi 2018/4384 E. , 2019/5636 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/04/2018 tarih ve 2017/495-2018/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının tekstil imalat ve satışı alanında sektörün tanınan bir firması olduğunu ve ürünlerini bünyesinde çalışan tasarım ekibi tarafından yaptığını, davacının tasarladığı ürünlerin TTK kapsamında korunduğu gibi TPMK nezdinde de tasarım tescil belgeleri ile korunmakta olduğunu, davalının davacıya ait ürünleri birebir kopyalayarak taklit ettiğini ve "Eylül Giyimden (Polen) Daha Ucuza Aynısını Satıyoruz" şeklinde reklam yaptığını, bu durumun taklitteki kastı ve yoğunluğu göstermesi yanında, tüketicilerde büyük bir yanılgı oluşturduğunu, davalının yapmış olduğu hukuksuzluğun sadece endüstriyel tasarım tecavüzü olmadığını, aynı zamanda TTK kapsamında haksız rekabet ve FSEK kapsamında da ihlal oluşturduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davaya konu tasarımı yayına çıkmadan tespit yaptırdığını, tespit işleminden sonra davalının dava konusu edilen ürünün satışını bıraktığını, bu nedenle tecavüz bulunmadığını, davalıya ait ürünlerin davacıya ait tasarımdan farklı olduğunu, eser vasfı bulunmayan elbiselerin FSEK kapsamında korunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının lisans sözleşmesi yapmaksızın ve izin almaksızın davacı yanın tescilli 2013/06597 sayılı tasarım belgesindeki 17 nolu tasarıma konu bayan elbisesinin ayniyet derecesinde benzerini imal ederek satışa sunduğu ve bu fiilin davacı yanın tasarım belgesine tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabet de oluşturduğu, dinlenen tanık beyanları ile davalının başvurudan ve kapsamından haberdar edildiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 2013/06597 sayılı tasarım tescil belgesindeki 17 no"lu tasarımına davalının tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile 1.194,00 TL maddi ve taktiren 3.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 01/11/2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 28.11.2016 tarihli bozma kararı ile özetle; davalının 01.11.2013 tarihli tespit sonrası tespite konu elbisenin satışına son verdiklerini, davacının tasarım başvurusunun 01.01.2014 tarihinde yayına çıktığını, yayın öncesinde davacının hak sahipliğinden haberdar olmadıklarını savunduğu bu nedenle 554 sayılı KHK"nın 48/2. fıkrası uyarınca davalı savunmasına yönelik bir değerlendirme yapılması gerektiği yönünden mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmadan sonra yapılan yargılamada davacının çalışanı olduğu anlaşılan iki adet tanık davalı işyerine giderek davalının çalışanlarını dava konusu tasarım haklarını ihlal etmemeleri yönünde ikaz ettiklerini beyan etmiş mahkemece de bu tanık beyanları ile davalının haberdar edildiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının iki adet çalışanın davalı şirkete gidip davalı şirketin yetkilileri yok iken ordaki çalışanlara tasarım haklarının ihlal edilmemesi hususunda yaptıkları sözlü uyarının 554 sayılı KHK"nın 48/2. maddesinde düzenlenen “haberdar etme” vakıasını ispata yeterli olmadığı, bu kapsamda tasarımın ilanından önce davalının tasarım başvurusundan haberdar edildiğinin ispatlanamadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz tanık beyanı ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.