4. Ceza Dairesi 2016/5070 E. , 2016/7857 K.
"İçtihat Metni"
Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, .... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27.01.2011 gün ve 2010/794 esas, 2011/90 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin ... gün ve ... sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2016 gün ve 2016/100565 sayılı yazısı ile;
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca Yüksek Dairenin tehdit suçundaki bozma ilamına bir itirazımız bulunmamaktadır. İtirazımız hakaret suçundaki mahkumiyet kararına yöneliktir.
Dava konusu olayda;
Müşteki vekili 29/12/2009 havale tarihli dilekçe ile sanık hakkında şikayette bulunmuş, sanığın vekiline karşı tehdit ve hakaret eylemlerinde bulunduğunu belirtmiştir. Yapılan soruşturma neticesinde sanığın telefon mesajı ile atılı suçları işlediği iddia edilmiş mahkemece de bu mesajlarda geçen sözlerde hakaret suçunun varlığı kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
Mesaj tespit tutanağına göre sanık tarafından gönderildiği iddia ve kabul edilen hakaret içeren mesajlardan " "Allahsız şerefsiz pezevenk beni ite köpeğe muhtaç ettin, ya sen gene 10 milyon dolar harca beni yok et yoksa beni durdur yapmazsan şerefsizsin" biçimindeki mesaj 09/04/2008 günü, "seninle aynı kanı taşımak dahi benim için utanç verici " biçimindeki mesaj 08/08/2008 günü, " bana kahpelik yaptın, bundan sonra ben de mertliği bırakıyorum kahpe ile kahpece mücadele edilir" biçimindeki mesaj 23/10/2008 gününde gönderilmiştir. Mesaj tespit tutanağına ve kabule göre bu sözler dışında hakaret içeren başkaca mesaj bulunmamaktadır.
Konuya ilişkin kanun ve maddelerinede değinecek olursak;
TCK"nın 125. maddesinde tanımlanan hakaret suçu aynı Kanunun 131. maddesinde belirtildiği üzere kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hariç soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suç olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesine göre de, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç hakkında altı ay içerisinde şikayette bulunulmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
5271 sayılı CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrasında ise “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir…" hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümler karşısında, somut olayı incelediğimizde, müşteki vekili hakaret sözlerinin gönderildiği en son mesaj tarihi olan 23/10/2008 gününden ve TCK"nun 73/1. maddesinde yazılı altı aylık süreden sonra 29/12/2009 tarihinde şikayetçi olmuştur. Buna göre atılı suçta soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği için düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu düşünüldüğünden hakaret suçunda hükmün onanmasına dair ilamının kaldırılmasını CMK"nun 308. maddesine göre istemek zorunlu olmuştur.
Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yüksek Dairenizin ... gün ve ... Karar sayılı ilamının yeniden incelenerek hakaret suçundaki "onama" kararının kaldırılması,
"Oluş ve kabule göre sanığın en son 23/10/2008 tarihinde hakaret içeren telefon mesajı ile müştekiye hakaret ettiğinin anlaşılması ve müşteki vekilinin de 29/12/2009 tarihinde şikayette bulunması karşısında, TCK’nın 73/1. maddesinde soruşturma ve kovuşturma şartı olarak düzenlenen, 6 aylık hak düşürücü sürenin başvuru tarihinde geçmiş olduğu gözetilerek, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi" yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması,
Eğer itiraz yerinde görülmez ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 10.11.2015 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen ... gün ve ... karar sayılı, hakaret suçu yönünden verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
... Sulh Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... karar sayılı hükmün hakaret suçu yönünden yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret içeriği nedeniyle iddianameye konu edilen son mesajın 23/10/2008"de gönderilmesi ve katılan vekilinin de 29/12/2009 tarihinde bu eylemden şikayetçi olması karşısında, TCK"nın 73/1. maddesine göre 6 aylık şikayet süresinin geçmesi nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dairemizin 10.11.2015 gün ve 2013/19014 esas, 2015/37485 karar sayılı kararında yer alan ve itiraza konu edilmeyen, sanığın tehdit suçuna ilişkin hükmün olduğu gibi bırakılmasına, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.