13. Hukuk Dairesi 2016/21291 E. , 2018/4228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... İnş. Ve Tic. A.Ş. vekili avukat ... için çıkartılan tebligata verilen cevapta adreste tanınmadığı gerekçesi ile tebliğ edilemediği görülmüş olup, davacı vekili avukat .... "un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, .... satış ve tanıtım ofisindeki davalı şirket temsilcisinin projenin tanıtım broşürünü vererek gerek broşür ve gerekse maket üzerinden açıklamalar yaptığını, 20"nci kata kadar pencerelerin açılır şekilde olacağını, daha yüksek katlarda pencerelerin açılma özelliğinin olmayacağını beyan ettiğini, ayrıca satış broşürlerinde de net bir şekilde yazılı olduğu gibi her 10 katta bir bahçe katı bulunacağını belirttiğini, söz konusu vaat ve taahütlerin esasen proje tanıtım broşüründe de mevcut olduğunu, en yüksek kat olarak gösterilen ve önerilen 20"nci kattan 110 numaralı daireyi seçerek 05/05/2011 tarihinde noterde satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, satış bedeli olan 426.600,00 TL satış bedeli tutarını tamamen muhatap şirkete ödediği gibi satış bedelinin dışında ve sözleşmeye göre ödemesi gereken tüm giderleri de ödediğini, 31/12/2012 günü daireyi teslim aldığını, 41"inci kata kadar tüm dairelerin sadece salon pencerelerinin tek kanadının açılma özelliğinin olduğunu, satışı ve tanıtım ofisindeki ilk gün yapılmış olan açıklama ve yönlendirmelerin tamamen yanıltıcı olduğunu, ayrıca 12 ve 22"nci katlarda vaad edilen bahçe katlarının yapılmış olmasına karşın 32"inci katta bahçe katı bulunmadığını, bu kata bağımsız bölümler yapıldığını fark ettiğini, 15/01/2013 tarihinde evine taşındıktan sonra hayal kırıklığına uğradığını, 20"inci katın tesisat katı olarak planlanan ve imal edilen katın hemen altında olduğunu ve bu katta mevcut birçok makinenin 24 saat üst katta çalışmak suretiyle sürekli bir uğultuya sebep olduğunu, bunun üzerine davalı ile görüşmeye çalıştığını, ancak yanıt alamadığını, 18/04/2013 günü başvurusu üzerine Belediye"den ses ölçümü için gelen görevliler tarafından yapılan ölçümün oldukça yüksek çıktığını, bu haliyle özellikle sokak gürültüsünün azaldığı gece saatlerinde ciddi rahatsız edici olduğunun beyan edildiğini, daha sonra gelen elektronik posta mesajında da bu konu ile ilgili olarak gereği için davalı şirketin uyarıldığını, dava konusu daireden beklediği faydayı elde etmesini mümkün kılmayan ve düzeltilmesi de mümkün olmayan maddi ve teknik eksikler içeren bağımsız bölümün gerek Türk Borçlar Kanunu ve gerekse Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde ayıplı olduğunu belirterek sözleşmeden dönerek 426.600,00 TL daire satış bedelinin davalıya ödendiği 15/05/2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsiline, adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tescili suretiyle davalıya iadesine, taşınmazın adına tescili ve aboneliklerin sağlanması için satış bedeli dışında harcamak zorunda kaldığı alım-satım harç ve masrafları, abonelik bedelleri, daire için yaptığı yatırım masrafları, ses ölçüm ve diğer idari başvurular ile ilgili giderlerine karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi tazminat ve 15/01/2013 tarihinden itibaren yaşamak zorunda kaldığı psikoljik travma ve üzüntü sebebiyle 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline tarar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 426.600,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1 nolu hüküm fıkrası yerine getirildiğinde, ... ....... , 2652 Ada, 1 parsel, A-3/20/Bağımsız Bölüm No 110 sayılı taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline, 33.586,61 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm ve davalının aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile 426.600,00 TL bedel karşılığı aldığı taşınmazın diğer ayıplarının yanında özellikle aldığı dairenin tesisat katının altında olması nedeniyle yoğun gürültünün olduğunu belirterek sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini, tapunun iptalini ve daire için yaptığı masrafların tarafına ödenmesi ile manevi tazminat istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece, 21. katta kurulmuş olan fan sistemleri ve soğuk-sıcak su pompasının yoğun olduğu pik saatlerinde arka plan gürültü düzeyi sınır 5 dBA aşımının tespit edildiği, standart değeri aşan gürültü düzeyi nedeniyle dava konusu dairenin gizli ayıplı olduğu, ayıp nedeniyle davalıya ihbarın yapıldığı, ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönülmesi neticesinde davacı taşınmaz için yaptırdığı masrafları istemiştir. Dava konusu daire için harcadığını ileri sürdüğü masrafların zorunlu, faydalı ya da lüks masraflar olup olmadığı tespit edilerek ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece tüm bu hususlar gözetilerek ve bu doğrultuda araştırma yapılarak davacının daireye yaptırdığı taşınabilir nitelikte olan mobilyalar yönünden red kararı verilip taşınamayan nitelikte olan mobilyalar yönünden zorunlu, faydalı ya da lüks masraflar olup olmadığı tespit edilerek ve sebepsiz zenginleşme kuralları dikkate alınarak bu konuda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Dava, malın ayıplı olması nedeniyle bedel iadesi, tapunun iptali, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, ayıplı olan taşınmazı halen kullanmakta olup, davalıya taşınmazın teslimi ile davalıyı bedel iadesine ilişkin temerrüde düşürecektir. Mahkemece faiz başlangıcı yönünden taşınmazın davalıya teslim tarihi esas alınması gerekirken, dava tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 7.830,00 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.