4. Ceza Dairesi 2016/16583 E. , 2016/15681 K.
"İçtihat Metni"Tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair Espiye (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12/12/22011 gün ve 2011/90 esas, 2011/ 575 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 17/03/2016 gün ve 2013/41787 esas, 2016/5274 sayılı kararıyla,
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümlerden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükümlerinde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ..."in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan (b) ibaresinin çıkartılarak DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Tehdit eyleminden kurulan hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanığın, aynı evde yaşadığı eşi katılan ve oğlu müştekiye söylediği anlaşılan “sizi rahatsız edip evden kovacağım, burası benim babamın evi, burada sizi yaşatmam” şeklindeki sözlerinin bir bütün olarak ne suretle mağdurların hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu açıklanmadan ve mağdurları evden çıkarmaya yönelik TCK"nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesindeki sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
b -Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ..."in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2016 gün 2016/346842 sayılı yazısı ile,
Sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen düzeltilerek onama kararının hukuka aykırı olduğu sanık hakkında yaralama suçuna yönelik yapılan uygulamada, sonuç cezanın 6 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken sanığın aleyhine olacak şekilde ve hesaplama hatası yapılarak sanığa 7 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden anılan karara itiraz edilmiştir.
İtiraza konu uyuşmazlığın sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararında, sonuç cezaya yönelik uygulamanın doğru biçimde hesaplanıp hesaplanmadığına ilişkindir.
Espiye Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık ... hakkında müşteki ..."e yönelik gerçekleştirmiş olduğu silahla kasten basit yaralama suçundan uygulama yapılırken, TCK 86/2 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, sanığın bu cezasında TCK 86/3-a-e maddeleri gereği 1/2 oranında artırım yapılarak cezanın 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve sanık hakkında TCK 62 maddesince 1/6 oranında takdiri indirim nedeniyle uygulama yapıldığında, sonuç cezanın 6 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken sanığın aleyhine olacak şekilde 7 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle hatalı ve sanık aleyhine uygulama yapıldığı ve hükmün temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonucu 17/03/2016 tarih, 2013/41787 esas, 2016/5274 karar sayılı ilamıyla, sanık aleyhine varolan hukuka aykırılık düzeltilmeden yalnızca TCK 53/1-b bendinde yapılan uygulamanın dayanaksız kalması nedeniyle hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle anılan kararın, düzeltilerek onandığı, ancak sanık yönünden yaralama suçuyla ilgili olarak yanlış uygulama yapıldığı bu durumun Yargıtay denetimi sırasında düzeltilmediğinin anlaşılması karşısında,
Sanık hakkında yaralama suçundan hüküm kurulurken hesap hatası sonucunda ay 7 gün hapis cezası yerine 7 ay 7 gün hapis cezası tayin edilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edildiği ve bu durumun düzeltilmesi için anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEK :Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonucu 17/03/2016 tarih, 2013/41787 esas, 2016/5274 karar sayılı ilamıyla, sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA.
3- Espiye Sulh Ceza Mahkemesinin 12/12/2011 tarih ve 2011/90 E- 2011/575 K sayılı ilamında yer alan ve yaralama suçuna yönelik verilen sonuç cezanın 6 ay 7 gün olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur, isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü,
İTİRAZIN KAPSAMI:
İtiraz, sanık hakkında yaralama suçundan TCK"nın 86/2 ve 86/3a maddesince belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezasının aynı yasanın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirimi sırasında sonuç cezanın 6 ay 7 gün yerine sanık aleyhine 7 ay 7 gün olarak tayinine dair mahkeme uygulamasının dairemizce DÜZELTEREK ONANMASINA ilişkindir,
KARAR,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308 maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 17/03/2016 gün ve 2013/41787 esas, 2016/5274 sayılı kararının yaralama suçu yönünden itiraz nedeniyle sınırlı KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK"nın 86/2 maddesine göre verilen 5 ay hapis cezasının, 86/3-a madde ile ½ artırımla 7 ay 15 olarak belirlendikten sonra 62 madde ile 1/6 oranında indirim sırasında 6 ay 7 gün yerine, sanık aleyhine 7 ay 7 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, itiraz bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK"nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi aracılığıyla CMUK"nın 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında yaralama suçuna ilişkin önceki uygulamanın çıkartılarak, yerine, TCK"nın 86/2, 86/3-a maddelerine göre verilen 7 ay 15 gün hapis cezasının 62 madde ile 1/6 oranında indirimle sonuç cezanın 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ,ibaresinin karara eklenmesine, yaralama suçu yönünden bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizin 17/03/2016 tarihli kararındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, 23/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.