16. Hukuk Dairesi 2016/285 E. , 2019/1660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu yola ilişkin davada temsilcide hata yapılarak davalı olarak gösterilen Kadastro Müdürlüğü yerine Hazineye husumet yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanmasını müteakip mahallinde keşif yapılarak denetime elverişli raporlara dayalı hüküm kurulması gereğine; ayrıca davada taraf sıfatı olmayan ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin göz ardı edilmiş olmasının isabetsizliğine" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın uygulama kadastro tutanağının iptaline, fen bilirkişi heyetinin 14.07.2015 tarihli rapor ve krokisinde kırmızı renk ile gösterilen sınırlar esas alınmak suretiyle taşınmazın 3.012,36 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, Çevre Şehircilik Bakanlığı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan yol sınırındaki tel örgünün, mahalli bilirkişi beyanlarına göre sabit sınır olduğu, 22/a çalışmalarında bunun dikkate alınmayarak hatalı sınır oluşturulduğu ve bu hatalı sınır üzerinden ölçüm yapılarak miktarlarının ve sınırlarının tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamında açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesis edilmiştir. Oysa ki, bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Kazanılmış hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz şekilde yerine getirilmesi zorunludur. Somut olayda, uyulmasına karar verilen bozma ilamında; "uygulama kadastro tutanağı ile oluşan durumun gerçeğe uygun olmadığı iddiası ile açılan davada mahkemece, 3 kişilik harita mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ve ekli krokide hem kırmızı çizgileri sınır kabul edip hem de tel örgüyü sabit sınır kabul etmek suretiyle kendi içerisinde çelişki meydana getirilmiş, denetime imkan vermeyen, soyut içerikli yetersiz fen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur" denilerek açıklanan ilke ve yöntemler çerçevesinde, taşınmazın bütün sınırlarının tek tek değerlendirmeye tabi tutularak tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılması gereğine değinildiği halde, söz konusu çelişki ve eksiklikler giderilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, mahkemece öncelikle denetime veri teşkil edecek ortofoto, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar gibi bilgi ve belgeler dosyaya getirtilmeli; bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli ve fen bilirkişisinden uygulama kadastrosuna esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Fen bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılar yer almalı; ayrıca birincisi, ortofoto üzerinde tesis kadastrosuna ait harita ile uygulama haritasını ada bazında, ikincisi çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve üçüncüsü ise tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita düzenlenmesi ve uygulama haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita tanzim edilmesi istenmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamında işaret edilen eksiklik ve çelişkiler giderilmeksizin, yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.