16. Hukuk Dairesi 2019/863 E. , 2019/1643 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümünün adına tapuya tescili istemiyle Hazine ve ...Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmıştır. Davacı ... ise, yol vasfında olan çekişmeli taşınmaz bölümüne tel örgü çekmek, ağaç dikmek ve toprak yığmak suretiyle el attığını ileri sürdüğü ... aleyhine el atmanın önlenmesi ve kal istemiyle dava açmıştır. Müdahil ..., çekişmeli taşınmaz bölümünün yol vasfında olduğunu ileri sürerek davacı ... yanında davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı ... tarafından açılan tescil davasının kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 190,80 metrekare yüzölçümündeki çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline, davacı ... tarafından açılan el atmanın önlenmesi ve kal davasının ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümünün 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tapuya tescili; birleşen dava ise yola vaki el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı ... lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, el atmanın önlenmesi ve kal istemiyle açılan davanın yapılan keşfinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli taşınmaz bölümünün evveliyatı itibariyle köy boşluğu olduğunu, yol olarak kullanılmadığını, 1975 yılından itibaren buraya yerleşimin başladığını ve o tarihten beri parsel sahiplerinin ev ve avlusu şeklinde çekişmeli taşınmazı kullandıklarını beyan etmişlerken, iş bu tescil dosyasında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ise çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olduğunu, yaya yolu olarak kullanıldığını, davacının daha sonra yolun etrafını çitle çevirerek üzerine ağaç diktiğini ancak bunun da son 5 ile 15 yıl içerisinde gerçekleştiğini beyan etmişlerdir. Her iki keşifte alınan beyanlar arasında gerek çekişmeli taşınmaz bölümünün yol mu yoksa köy boşluğu mu olduğu noktasında, gerekse de bu bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve şekli noktasında bariz çelişkiler bulunmaktadır. Hal böyle olmasına rağmen mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmamış ve çelişkilerin giderilmesine çalışılmamıştır. Diğer taraftan, bir taşınmazın niteliği ile kullanım şekli ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava ve uydu fotoğrafları olduğu halde, somut olayda bunlardan da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet hava ve yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafı ilgili kurumlardan getirtilerek dosyasına konulmalı, ardından çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgeyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, kadim yol ya da köy boşluğu olup olmadığı, şahısların kullanımındaki yerlerden ise kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeli, çelişkilerin giderilememesi halinde hangi beyana neden üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde açıklanmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye yukarıda belirtilen hava ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmaz bölümünün fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliği ve kullanım şekli konusunda rapor düzenlettirilmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, komşu parsellerle arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı veya bunların devamı niteliğinde olup olmadığı, taşınmaz bölümü üzerinde bulunan ağaçların adet, yaş ve cinsleri hususlarında bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki düzenlettirilmeli, mahkemenin zemine ilişkin gözlemi aynen tutanağa geçirilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümünün yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilerek sınırları fotoğraflar üzerinde kabaca işaretlenmeli, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, asıl dava tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olmasına rağmen TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanları yapılmaksızın karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.