13. Hukuk Dairesi 2018/1185 E. , 2018/4097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
ASIL DAVADA DAVACI: ... vekili avukat ...
DAVALI ..., vekili avukat ....
BİRLEŞEN DAVALAR DAVACI :1- ... vekili avukat .......
DAVALILAR 1- ..., 2- ..., 3- ... , 4- ..., 5- ..., 6- ..., 7- ... , 8 - ..., 9- ..., 10- ..., 11- ..., 12- ..., 13 ...
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı, sahibi olduğu eczane hakkında, davalı Kurum tarafından taraflar arasında imzalanan eczane protokolüne aykırı davranıldığı gerekçesiyle, Protokolünün 6.3.19, 6.3.3, 6.3.10, 6.3.14, 4.3.6 maddeleri gereğince cezai işlem uygulandığını ancak yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, davalı kurumun bir zararı olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, birleşen davaların reddini talep etmiştir.
Birleşen davalarda davacı, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı"nca yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ile hastayı görmeden hastanın bilgisi dışında davalı borçluların reçete düzenledikleri tespit edilerek söz konusu oluşan kurum zararının karşılanması için icra takibi başlatıldığını, davalıların bu takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %40"tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemiş, asıl davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davalarda davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Asıl davanın kabulü ile; davacının ... .... Sosyal İl Güvenlik Müdürlüğü Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 27/12/2010 tarih ve 17064798 sayılı yazısından ötürü borçlu olmadığının tespitine, birleşen davaların reddine, karar verilmiş, hüküm, asıl davanın tarafları ile, birleşen davaların davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl davada davacı, davalı kurum tarafından yapılan işlemin haksız olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Birleşen davalarda davacı SGK, davalılar hakkında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davaya konu eksiklik olduğu iddia edilen reçetelerde hastaların ilaçları kendileri veya yakınları tarafından alarak kullandıkları, davaya konu reçetelerde ilaçların ilgilisine ulaştığı ve ilgilisince tedavi amaçlı kullanıldığı bu neden ile öngörülen amaca ulaşıldığı, davalı kurumun, ilaçların hastaya ulaşması ve hastalarca tedavi amaçlı kullanmaları nedeni ile bu işlemler nedeni ile bir zararının oluşmayacağı, davalı kurumca sahte olduğu iddia edilen reçeteler nedeniyle davacının ve birleşen dava davalılarının .... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/49 E. 2015/177 K. sayılı dava dosyası ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yargılandıkları ve somut deliller elde edilememesi nedeniyle beraatlerine karar verildiği, davalı kurumca somut verilere dayanmayan iddialarla cezai şart uygulamasının hukuki dayanadığının olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; davacı kurumca Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 23.06.2010 tarih ve 308989/SRŞ/01 sayılı soruşturma raporu dayanak yapılarak açılan icra takiplerinin dayanağının olmadığı, birleşen dava davalılarının .... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/49 E. 2015/177 K. sayılı dava dosyası ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yargılandıkları ve somut deliller elde edilememesi nedeniyle beraatlerine karar verildiği böylelikle davalıların takibe dayanak borçlardan dolayı sorumlu olmadıkları gerekçesiyle de birleşen davaların reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan ceza mahkemesi kararı kesinleşmemiştir. B.K.nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerekir. Öte yandan mahkemece davalara konu uyuşmazlıklarla ilgili araştırma yapılmamış olup sadece ceza mahkemesinin kararı dikkate alınarak karar verilmiştir. O halde mahkemece, kurumun denetim servisince hazırlanan inceleme raporu ve ekleri dosyaya celbedilmeli, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gözetilerek, tarafların iddida ve savunmalarını karşılayacak şekilde, konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle cezai işleme konu sözleşme maddeleri tek tek değerlendirilerek taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ve açıklayıcı olacak şekilde rapor hazırlanması sağlanmalı ve ceza davası da dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre asıl davada davacı temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
27,70 TL P.H.İade (Muaf)