10. Hukuk Dairesi 2014/15673 E. , 2014/19173 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 08.05.2014
No : 2010/227-2014/201
Dava, Bağ-Kur’dan maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 4956 Sayılı Yasanın 56. maddesi ile mülga 2926 Sayılı Yasanın 12. ve 13. maddeleri olup, anılan yasanın 12. maddesine göre “Bu kanunun uygulanmasında, çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır.” ve 13. maddedeki koşulların gerçekleşmesi halinde de kendisine malullük aylığı bağlanır. Öte yandan 12. maddenin 2. fıkrasında ise “bu kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık ve arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.” hükmü yer almaktadır. 24.07.2003 tarihli 4956 Sayılı Yasanın 54. maddesi ile 2926 Sayılı Kanuna eklenen ek 3. maddede 1479 Sayılı Kanunun ikinci kısım ikinci bölümünde yer alan 28. ve 29. maddelerin 2926 Sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 1479 sayılı yasanın 28. maddesine göre “Bu kanunun uygulanmasında, çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır.” ve 29. maddedeki koşulların gerçekleşmesi halinde de kendisine malullük aylığı bağlanır. Öte yandan 28. maddenin 2. fıkrasında ise “Sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık ve arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.” hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamına göre; 20.11.1992-05.02.1994 ve 20.03.1996-31.08.1996 arası dönemde 595 gün zorunlu SSK, 01.12.1998-01.02.2002 arası dönemde ise 1140 gün 2926 Sayılı Yasa Kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olan davacının toplam 1735 gün hizmetinin bulunduğu, 27.04.2007 tarihli maluliyet aylığı tahsis talebinin 2/3 oranında çalışma gücünün yitirilmediği gerekçesiyle Kurumca reddedildiği, 09.09.2011 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporunda çalışma gücünün %60 oranında kaybedilip başlangıcının ise Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 09.06.2011 tarihli rapor tarihi olduğunun belirtildiği, Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11.06.2012 tarihli raporda ise maluliyet başlangıcının Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 19.01.2002 giriş tarihli rapor tarihi olduğunun bildirildiği, oran ve başlangıca ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde Adli Tıp Genel Kurulundan alınan 26.12.2013 tarihli raporda ise beden çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybedildiğinin başlangıcının da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 19.01.2002 giriş tarihli rapor tarihi olduğunun belirtildiği, eldeki dava ile ve 27.04.2007 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına ilişkin talep ıslah edilerek 19.01.2002 tarihinden itibaren maluliyet aylığı talep edildiği, mahkemece, Adli Tıp Genel Kurulu kararı esas alınmak suretiyle davacıya tahsis talebini takiben 01.05.2007 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanmasına hükmedilerek davanın kısmen kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Adli Tıp Genel Kurulunun 26.12.2013 tarihli raporu çerçevesinde, davacının 19.01.2002 tarihi itibariyle beden çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğine ilişkin yaklaşımında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 2926 Sayılı Yasanın Malullük Aylığından Yararlanma Şartlarını düzenleyen 13. Maddesi; 12. maddeye göre malul sayılmayı ve en az 5 tam yıl sigorta primi ödeyip yazılı istekte bulunmayı öngördüğünden, prim gün sayısı yönünden tahsis koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp belirlenmeden yazılı biçimde tahsise karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Kabule göre de davacı H. A.’ın karar başlığında ismine yer verilmeyip sadece vasisi A.. A..’ın gösterilmesi yerinde görülmemiştir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde tesis edilen hüküm usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle tesis edilen hükmün BOZULMASINA, 30.09.2014 gününde oy birliğiyle kara verildi.