Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1269
Karar No: 2020/4276
Karar Tarihi: 02.07.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/1269 Esas 2020/4276 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacıya ait araca haciz konulmuştur. Davacının şirketteki yönetim pozisyonu incelendikten sonra, prim borcu nedeniyle davacının sorumlu olup olmadığı değerlendirilmiştir. Kanun maddelerine göre, primlerin ödenmesinde sorumlu üst düzey yöneticinin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Davacının istifasından sonra prim borçlarından dolayı sorumluluğuna karar verilmesi hatalıdır. Sonuç olarak, davanın bozulmasına karar verilmiştir.
506 sayılı Kanunun 80/11. maddesi: Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken
10. Hukuk Dairesi         2019/1269 E.  ,  2020/4276 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi


    Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dava dışı ... Holding A.Ş. yetkilisi ... hakkında (2000/5-2001/12) dönemine ilişkin prim borcu nedeniyle 2007/350 takip no’lu dosyadan icra takibine girişilip, ilgili ödeme emiri tebliğ edilmeksizin, davacının aracının üzerine haciz konulmuştur. 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında davacı adına düzenlenmiş ve anılan yasanın 58. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin ya da başlatılmış bir icra takibinin bulunmadığı, Mahkemece, bozmaya uyularak menfi tespit olarak bakılan davada, prim borcuna konu dönemde dava dışı ... Holding A.Ş. yönetim kurulu başkanı olduğu ve prim borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    01.10.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları nedeniyle davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80/11. maddesinde; “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan bir kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için; primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur.
    Türk Ticaret Kanununun 317. maddesi uyarınca; bir A.Ş."in idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak, yetkili idare meclisince yerine getirilmektedir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; bir A.Ş. yönünden primlerin ödenmesinde, sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan, karar organında yer almayan kişilerin işverenle müşterek sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
    Somut olayda, ticaret sicil kayıtlarına göre davacının dava dışı ... Holding A.Ş. ortağı ve yönetim kurulu üyeliğinin 20.08.1998 tarihinde tescil edildiği, Konya 9. noterliği onaylı imza sirkülerine göre 14.10.1999 tarihinden itibaren 3 yıllığına şirketi münferiden temsil yetkisine haiz yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görevli olduğu, davacının 05.02.2001 tarihinde dava dışı ... Holding A.Ş. verdiği dilekçesi ile yönetim kurulundan istifa ettiğinin bildirdiği noter onaylı karar defterinde 04.07.2001 tarihli ve 13 nolu yönetim kurulu kararıyla istifanın kabul edildiği bu kararın ticaret sicilinde tescil edilmediği ancak davacının 04.07.2001 tarihi itibariyle yönetim kurulu başkanlığı ve temsil yetkisinin sonaerdiği anlaşılmakta olup, Mahkemece, istifanın kabul tarihinden önceki dönem yönünden sorumluluğuna karar verilmesi isabetli ise de istifanın kabul tarihi olan 04.07.2001 tarihinden sonra davacının prim borçlarından sorumluğuna karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi