9. Hukuk Dairesi 2018/6280 E. , 2019/4222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi;
A-Davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
B-Davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek; davacının işe iadesine karar vermiştir.
... Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi"nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı işveren şirkette 12.10.2013 - 01.03.2016 tarihleri arasında “garson” olarak 4.450,00 TL. aylık gelir ile çalıştığını, ancak, SGK kayıtlarına 1.450,00 TL. olarak yansıtıldığını, bakiye kısmının (prim, bahşiş, ikramiye ve sair aylık gelirler) elden ödendiğini, 01.03.2016 tarihinde müvekkilinin işyerine gittiğini ve müvekkilinin esasa ve usule aykırı şekilde işten çıkarıltıldığını, müvekkilinin bunun üzerine 02/03/2016 tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile huzurdaki davanın açılacağını ihtar ve ihbar ettiğini, müvekkilinin iş akdi feshedildikten sonra başkaca bir geliri bulunmaması nedeniyle maddi olarak aciz düşmüş bulunduğunu, davalı tarafından müvekkiline kıdem ve ihbar tazminatları dahi ödenmediğini, müvekkili ile iş akdinin feshedilmesi hakkında daha önce hiçbir görüşme yapılmadığını daha önce hiçbir ihtarda bulunulmaksızın yazılı bir bildirim dahi yapılmaksızın iş güvencesinin yok sayıldığını belirterek davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacının, iş sözleşmesinin müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedildiği tarih olan 01.03.2016 tarihine kadar müvekkil şirkete ait işyerinde Garson olarak çalıştığını, müvekkil şirket tarafından davacıya; 01.03.2016 tarihinde;
“Sn. ..., A.L.E. Gıda ve Turizm A.Ş. / Tom’s Kitchen şubesinde Servis bölümünde Garson olarak çalışmaktasınız. 24.02.2016 tarihinde saat 15:30 – 16:00 sıralarında; yöneticinize haber vermeden çalışma arkadaşınız ... ile yemek arasına çıktığınız, ... yöneticiniz ...’nin izinsiz yemek arasına çıkmanız sebebi ile sizi uyardığını belirttiği malumunuzdur. Uyarı tarafınıza iletildiği anda sinirli bir şekilde restoranın misafire açık servis alanına giderek, yöneticiniz ...’nin kolunu sıkarak bağırmaya başladığınız “Sen neyin goygoyunu yapıyorsun Gökhan, içeride bir iki masa var, gel dışarıda konuşalım, dışarıda halledelim” dediğiniz akabinde misafire açık dış alana çıktığınız araya giren diğer garson ve servis çalışanlarının müdahalesine rağmen misafirlerin de şahit olacağı şekilde yöneticiniz ... ile yüksek sesle konuşup, bağırmaya devam ettiğiniz ekli tutanak mukabilinde tespit edilmiştir. Konu ile ilgili vermiş olduğunuz yazılı savunmada davranışlarınız için haklı bir gerekçe ileri süremediğiniz malumunuzdur. İşyerinde, ahlak ve iyiniyet kurallarına, işyeri kurallarına ve talimatlarına aykırı şekildeki davranışlarınızın tarafımızca kabulü mümkün değildir. Çalışma huzurunu ve iş barışını bozacak şekilde işyeri kurallarına uymamanızın, işverenin diğer personeline sataşmanızın, yöneticiniz konumundaki işverenin başka işçisini kolundan sıkmak sureti ile darp etmenizin, hem ahlaki çalışma prensiplerine hem genel ahlaka aykırı davranışlarınızın, personel ilişkisinde uyulması gereken genel kabul görmüş iş hayatı prosedürlerine ve işyeri kurallarına uymamanızın, doğruluk ve bağlılığa uymamanız sebebi ile çalışma huzurunu ve işbarışını bozmanızın iş sözleşmenizin devamı açısından kabul edilemez olduğunu belirtmek isteriz.İşyeri sınırları içinde, işverenin diğer işçisine sataşmanız, yöneticiniz konumundaki işverenin başka işçisini kolundan sıkmak sureti ile darp etmeniz, bu sebeple çalışma huzurunu ve iş barışını bozmanız, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sergilemeniz, iş disiplinine sahip olmamanız, işyeri düzenini bozacak beyanatlarda bulunmanız, personel ilişkisinde uyulması gereken genel kabul görmüş iş hayatı prosedürlerine ve işyeri kurallarına uymamanız ve i güvenliğini tehlikeye düşürmeniz nedenleri ile iş sözleşmeniz İş Kanunu’nun 25/II d, e ve h maddeleri gereğince, 01.03.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere haklı nedenle feshedilmiştir.” şeklinde yazılı fesih bildirimi içeriği davacının huzurunda okunduğunu ve davacıya tebliğ edildiğini, davacının iş sözleşmesinin müvekkil şirket tarafından haklı nedene dayalı olarak feshedilmek zorunda kalındığını, tutanak ile tespit olunan davacının işverenin diğer işçilerine sataşması, darp etmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına, işyeri gereklerine aykırı eylemler olduğunu, tespit olunan bu eylemlerin müvekkil şirket tarafından kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı ile çalışmaya devam edilmesinin müvekkilden beklenmesinin mümkün olmadığını, davacının söz konusu eyleminin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca İş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektirdiğinden, müvekkil şirketin derhal ve bildirimsiz olarak fesih hakkı söz konusu olduğunu, dava dilekçesinde, iş sözleşmesinin müvekkil şirket tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği iddiasına yer verilmişse de söz konusu anlatımların gerçekleri yansıtmadığını, davacının işyeri düzenini bozacak beyanatlarda bulunması, personel ilişkisinde uyulması gereken genel kabul görmüş iş hayatı prosedürlerine aykırı davranışları ve iş disiplinine sahip olmaması sebebiyle müvekkil şirket tarafından iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedilmesi zorunu doğduğunu, davacı hakkında tutulan tutanak ile sabit olduğu üzere, davacının iş sözleşmesinin müvekkil şirket tarafından haklı nedene dayalı feshedilmesi sebebiyle, huzurda ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davalı işverenlik tarafından sunulan belge ve kayıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 12/10/2013-01/03/2016 tarihleri arasında garson olarak çalıştığı, kıdemli bir çalışan olarak işyeri kurallarına uyum sağlaması gerektiğini bilmesinin beklendiği ve çalıştığı işyerinin düzenine uygun hareket etmesi gerektiği halde, tutulan tutanaklarda da belirtildiği üzere yöneticisi ..."nin kolunu sıkarak, fiziki müdahalede bulunması ve bağırarak yüksek sesle "" Sen neyin goygoyunu yapıyorsun Gökhan, içeride bir iki masa var gel dışarda konuşalım, dışarıda halledelim"" dediği ve akabinde misafire açık dış alana çıkılıp araya giren diğer garson ve servis çalışanlarının müdahalesine rağmen misafirlerinde şahit olacağı şekilde yöneticisi ... ile yüksek sesle konuşup bağırmaya devam etmesinin, çalışma ortamındaki huzur ve barışı bozacağı ve bu davranış biçimi, ağırlığı ve sonuçlarına göre İş Sözleşmesinin sürdürülmesinin işveren bakımından beklenemez bir hal olduğu ve davranışların işletmede ve işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sonucuna ulaşılmakla, davacının işyerindeki davranış ve fiillerinin işveren açısından geçerli fesih sebebi oluşturduğu anlaşılmakla, feshin geçerli nedenlere dayandığının kabülü ile davanın reddine karar vermiştir.
D)İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davacı tarafın istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler; davalı şirketin beyan ettiği hususların tamamının birer iddia olmasına ve işverenin tanık dahil sunduğu hiçbir delil olmamasına rağmen Mahkemece feshin geçerli olduğuna karar verildiği, davalı şirket tarafından sunulan istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde de feshin geçerli olduğuna dair verilen kararın kaldırılmasının talep edildiği, işe iade davalarında feshin haklı olup olmaması değil; feshin geçerli sebebe dayalı olup olmadığının yargılamaya tabi olduğu, davalı tarafından da feshin geçersiz nedenle dayalı olduğu beyan edildiğinden taleple bağlılık ilkesinin dikkate alınmasını talep ettikleri şeklindedir.
Davalı tarafın istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler; müvekkil tarafından yapılan feshin geçerli olduğunun kabulüne dair hükmünün kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmak suretiyle müvekkil şirket tarafından yapılan feshin haklı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 23.03.2017 tarihli duruşmasında verilen kararın herhagi bir gerekçe içermediği şeklindedir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
HMK 357/1. Madde geregince "...Bölge Adliye resen göz önünde tutulacaklar dışında; İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delile dayanılamaz.." hükmü gereğince istinaf sebepleri ile bağlılık söz konusu olup, davalı taraf tanıklarının dinlenmediğini ileri sürmediği, kaldı ki davalı tarafın tensip ile verilen süreye rağmen tanık bildirmediği anlaşılmış olup, dosyadaki deliler ve istinafa getirdiği sebepler itibariyle davalı tarafın feshin haklı veya geçerli nedenle ispatladığını kanıtlayamadığı sonuç ve kanaate ulaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönlerden kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne ,davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine , davacının işe iadesine karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
H) Gerekçe:
Yapılan yargılama sonunda davalı vekili cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış 20.12.2016 tarihli tarihli oturumda tanık dinletmek istediklerini bildirmiş, mahkeme tarafından tanık dinletmeye yönelik olarak HMK.nın 240 vd. maddeleri uyarınca usuli işlemler yapılmak yerine hukuki dayanağı ve geçerliliği olmayacak şekilde “davalı tarafa tanıklarını hazır edip dinletmesi için gelecek celse ile kesin süre verilmesine, hazır etmediği takdirde tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarına” ara kararı oluşturulmuştur.
Takip eden 16.03.2017 tarihli oturumda ve 23.03.2017 tarihli son oturumda tanık dinletmeye yönelik olarak bir ara karar oluşturulmadan yada önceki ara kararı ile ilgili bir işlem yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise davalının hukuki dinlenme hakkına yönelik olarak yukarıdaki hususu değerlendirmeden davacının istinaf talebini kabul ederek davalının tanık dinletmediği ve ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiş ise de davalının tanık dinletme talebine yönelik olarak usuli işlemler ilk derece mahkemesince yerine getirilmemiş, bu usuli eksiklikler istinaf incelemesi sırasında da giderilmemiştir.
Bu nedenlerle, yukarıdaki açıklamalar karşısında tanık dinletme talebine ilişkin olarak usuli işlemler yerine getirilmeden karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
I)SONUÇ :
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dava dosyasının HMK.nın 373/2. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.