Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2896
Karar No: 2020/4240
Karar Tarihi: 01.07.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/2896 Esas 2020/4240 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/2896 E.  ,  2020/4240 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ..."in 19.02.2007 tarihinde trafik iş kazası geçirdiğini, sigortalının dava dışı ... Lojistik..Ltd. Şti. çalışanlarından olduğunu, kaza nedeniyle sigortalının ölümü sonrası sigortalı hak sahiplerinden ..."ya 39.724,97 TL, ..."a 13.599,49 TL, ..."e 16.049,00 TL tutarında peşin değerli gelir bağlandığını, toplam kurum zararının 69.373,46 TL olduğunu, kaza ile ilgili müfettiş raporunda kazada 34 J 4284 plakalı araç sürücüsü davalı ..."ın 506 sayılı Yasanın 26/2 maddesine göre sorumlu olduğunun tespit edildiğini, olayla ilgili yapılan ceza yargılaması sonucunda ..."ın asli kusurlu bulunarak cezalandırıldığını, ancak kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesince takdiri indirim yapılmadığı gerekçesiyle bozulduğunu, Mahkemece 2012/1149 Karar sayılı ilam ile 1/6 oranında indirim yapılarak ..."ın cezalandırıldığını, bu aracın diğer davalı ..."ya 43085161 poliçe numarası ile kayıtlı olduğunu, sigorta şirketine poliçe limiti dahilinde ödeme için yazı yazıldığını, ancak ödemenin yapılmadığını belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak 34.686,73 TL"nin 20.12.2010 gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 12.09.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 62.436,11 TL’ye yükseltmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, olayın iş kazası olmadığını ve olayda müvekkilinin kusurunun olmadığını, kurumca düzenlenen raporları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından,
    " 1-Davanın KABULÜ ile,
    ... ... için bağlanan gelirden 35.752,47 TL ilk peşin değerli gelirin (SYZ.dahil) davalı ... şirketinden 05/08/2009 tarihinden, davalı ..."dan tahsis onay tarihi olan 20/12/2010 tarihinden,
    ... için bağlanan gelirden 14.444,10 TL ilk peşin değerli gelirin (SYZ.dahil) davalı ... şirketinden 05/08/2009 tarihinden, davalı ..."dan tahsis onay tarihi olan 20/12/2010 tarihinden,
    İlayda ... için bağlanan gelirden 12.239,54 TL ilk peşin değerli gelirin (SYZ.dahil) davalı ... şirketinden 05/08/2009 tarihinden, davalı ..."dan tahsis onay tarihi olan 20/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, "
    şeklinde karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından,
    “İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, davalı ... şirketinin temerrüt tarihi 05.08.2009, gelirin onay tarihi ise 20.12.2010 olduğu ve hüküm altına alınan tazminatlara belirtilen tarihlerden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda onay tarinin 05.08.2009, temerrüt tarihinin ise 20.12.2010 olarak yazımı suretiyle yapılan hata, HMK"nun 304. Maddesi kapsamında mahallen düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabulü ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının oy birliği ile esasdan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle,
    "...3. İş Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli, 2014/192 Esas- 2017/310 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan tüm taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,"
    şeklinde karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
    Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’ın %100 kusurlu olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin ve sigortalı araç sürücüsünün kastı bulunmadığından davacı Kurumun müvekkiline rücu hakkı olmadığını, davada 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Kurum tarafından yapılan ödeneğin rücuya tabi olup olmadığının araştırılmadığını, olayın iş kazası olup olmadığının araştırılmadığını, harç ve yargılama giderlerinin sorumluluk oranlarına göre hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
    Dava, 19.02.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkin olup, dosyada alınan 04.05.2015 tarihli kusur raporu ile davalı sürücü ...’ın %90 oranında, kazalı sigortalının %10 oranında kusurlu bulunduğu; Mahkemece kusur raporu esas alınarak hüküm kurulduğu; ancak dosyadaki peşin sermaye değerli gelir tablosundan 506 sayılı Kanunun 92. maddesi uygulaması yapıldığı, Mahkemece bu husus değerlendirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
    506 sayılı Kanunun 92. maddesi, “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
    Kurumun, sigortalıya bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
    Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Kanunun 92. maddesi (5510 sayılı Kanunun 54. maddesi) uyarınca indirildiğinin anlaşılması nedeniyle; davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının; gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Kanun 92. madde (5510 sayılı Kanun 54. madde) uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısı da eklenmesi suretiyle belirlenmelidir. Mahkemece; dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Kanunun 92. maddesi (5510 sayılı Kanunun 54. maddesi) uyarınca yarıya indirilmiş olup olmadığı belirlenerek yarıya indirildiğinin belirlenmesi halinde gelirin başlangıç tarihi itibariyle 506 sayılı Kanunun 92. maddesi (5510 sayılı Kanunun 54. maddesi) uygulaması gözetilerek belirlenmiş (yukarıda anlatılan şekilde hesaplanmış) miktarını gösterir ilk peşin sermaye değeri Kurumdan sorulmalı, davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
    Diğer yandan, 506 sayılı Kanunun 92. maddesi uygulanması sonucunda Mahkemece hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden davacı Kurum lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu da gözetilerek hüküm kurulması gerekmektedir.
    Bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı Kurum vekili ve davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...A.Ş."ne iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi