23. Hukuk Dairesi 2015/9298 E. , 2017/1917 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat, sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil, davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne ve karşı davanın tapu iptal ve tescil davasının reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacılar-karşı davada davalılar vekilince duruşmalı, asıl davada davalı-karşı davada davacı ... vekili ile müdahil ... vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacı-karşı davada davalılar vekili avukat ... ile dahili davalılardan ... vekili avukat ... gelmiş, diğer taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkili yüklenici ... ile davalı arsa sahipleri arasında 26.06.2009 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, 18.02.2010 tarihinde ise ek tadil sözleşmesi imzalandığını, inşaat devam etmekte iken, henüz sözleşmede kararlaştırılan süre dolmadığı halde, davalıların 27.09.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmeleri haksız olarak feshettiklerini, bu nedenle müvekkilince yapılan imalatın bedelinin ödenmesi gerektiğini, ayrıca, 18.02.2010 tarihli ek tadil sözleşmesinde haksız fesih halinde o güne kadar yapılan imalat tutarının %50 fazlasının da cezai şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilince yapılan imalatın bedeli için 10.000,00 TL ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart tazminatı için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah yoluyla alacağını 885.048,00 TL’ye arttırmıştır.
Asıl davada davalılar vekili, davacı yüklenicinin iş programına uymadığını, inşaatı yarıda bıraktığını, devam ettirecek ekonomik gücü de kalmadığını, hakkında çok sayıda haciz bulunduğunu, bu nedenle müvekkillerince, sözleşmelerin haklı olarak feshedildiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş, açtığı karşı davasında ise, sözleşme feshedildiğinden sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca borç ilişkisinin tasfiyesi gerektiğini, bu kapsamda avans olarak devredilen tapuların ve senet mukabili verilen paraların iadesi gerektiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiyesini, davalıya devredilen ve dahili davalılar adına kayıtlı bulunan 8 adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili ... adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde bedellerin tahsilini, tasfiye sonucundaki alacakları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, inşaatın 8. kat tabliye betonu döküldükten sonra sözleşmenin arsa sahiplerince feshedildiği, sözleşmede kararlaştırılan iş programı ve yüklenicinin daha iki yıl süresi bulunduğu dikkate alındığında bir kaç aylık gecikmenin telafi edilebileceği, ancak yüklenicinin özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ve mali durumundaki sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasındaki güven duygusunun zedelendiği ve feshin haklı olduğu, bu nedenle yüklenicinin cezai şart isteyemeyeceği, ek tadil sözleşmesinin tasfiyeye ilişkin özel hükümleri uyarınca, feshin ileri etkili fesih olarak kabul edilmesi ve tasfiyenin bu hükümler dikkate alınarak yapılması gerektiği, bu kapsamda, yüklenici tarafından yapılan imalatın bedelinin 983.625,22 TL, üçüncü şahıslara satışı yapılan bağımsız bölümlerin değerinin ise 825.000,00 TL olduğu, ayrıca arsa sahiplerinden ...’in, yükleniciden olan, faizi ile birlikte senede bağlı 329.042,00 TL tutarındaki alacağı için takas talep ettiği, tasfiye ve takas sonucunda yüklenicinin davalı arsa sahiplerinden alacağı kalmadığı, ...’in sözleşmenin haklı feshi nedeniyle tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davada; davacı ...’ın cezai şart isteminin ve takas mahsup sonrası alacağı kalmadığından imalat bedeline ilişkin isteminin reddine, karşı davada; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshine, tapu iptal ve tescil isteminin reddine, davacı ...’in tazminat isteminin kabulü ile 50.000,00 TL’nin temlik alan davalı ...’dan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-karşı davalı vekili ile karşı davacı ... vekili ve müdahale talep eden ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, müdahale talebinde bulunan ... vekilinin tüm, davacı-karşı davalı ... ve temlik alan ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerine görülmemiştir.
2- a) Davacı-karşı davalı ... ve temlik alan ... vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Asıl ve karşı dava konusunun tüm hukuki sonuçları ile birlikte temlik alınmış olması nedeniyle, davacı-karşı davalı temlik alan ..."un her iki dava yönünden de yargılama giderlerinden sorumlu tutulması isabetli olmuştur.
Karşı davada davacı taraf, sözleşmenin feshi ile birlikte, öncelikli olarak yükleniciye devredilen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde, 18.02.2010 tarihli ek tasfiyeye ilişkin hükümleri uyarınca, yükleniciye devredilen bu bağımsız bölümlerin tespit edilecek rayiç bedellerinin tasfiyeye dahil edilmesini ve böylelikle tarafların alacak ve borçlarının belirlenmesini, tasfiye sonucunda alacaklı çıkmaları halinde, bu alacakları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL"nin davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Görüldüğü gibi, karşı davacı tarafın bu talebi alacak istemine ilişkin olup, sözleşmenin feshi nedenine dayalı olarak herhangi bir tazminat isteminde bulunmamışlardır. Mahkemece, bu yönde bir iddia ve talep olmamasına rağmen, davacı yüklenici ... lehine hükmedilen 50.000,00 TL yönünden, hükmün gerekçesinde, adı geçenin güven duygusunun sarsıldığı, buna bağlı olarak sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat isteminde haklı olduğu gibi gerekçelere yer verilmesi doğru olmamış ise de, talebinin esas itibariyle tasfiye bakiyesine ilişkin alacak istemi olması ve gerekçede aynı zamanda bu yöndeki talebinin de haklı olduğunu ortaya koyan açıklamalara yer verilmiş olması karşısında, karşı davada davalılar vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmekle birlikte, karşı davada davacı ... lehine verilen tahsil hükmünün sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından, HUMK"nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.
b) Karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Az yukarıda açıklandığı üzere, karşı davacı taraf terditli talepte bulunmuş olup, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin ilk talebi reddedilmiş ise de, bağımsız bölümlerin rayiç bedellerinin tasfiyeye dahil edilerek alacaklarının belirlenmesi ve bakiye alacağın davalı taraftan tahsil edilmesine ilişkin terditli talebi kabul edilmiştir. Mahkemece bu durum göz ardı edilerek, reddedilen tapu iptal ve tescil istemi yönünden, davalılar ve bir kısım müdahiller yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, müdahale talebinde bulunan ... vekilinin tüm, davacı-karşı davalı ... ve temlik alan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı ... ve temlik alan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada davacı ... lehine verilen tahsil hükmünün gerekçesinin değiştirilmesine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile “HÜKÜM” fıkrasının B/9 no"lu bendinin tümüyle hükümden çıkarılmasına ve diğer bentlerin numaralarının teselsül ettirilmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden müdahil ..."dan alınmasına, davacı-karşı davalı ile karşı davada davacıdan alınan peşin harçların istek halinde iadelerine, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalılar yararına takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalı-karşı davacı ...’ten tahsili ile davacı-karşı davalılara ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.