10. Hukuk Dairesi 2010/12360 E. , 2012/2170 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazasında sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerde meydana gelen artış ile ilk davadan kalan kusur farkının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum ve davalılardan ..... vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı Kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, buna ilişkin mahkemenin kabul gerekçesinde bir isabetsizlik yoksa da;
Hukuk Genel Kurulunun 07.5.2008 gün ve 10-363 E, 366 K. sayılı ilamında da belirttiği üzere, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirde meydana gelen her artış ya da değişikliğin ayrı bir olgu niteliğinde bulunup, ilk peşin değerli gelir ile artışlar nedeniyle açılan ilk rücu davasının kesinleşmiş olmasının, ilk peşin değerli gelirin (ilk davada hüküm altına alınmayan) kusur farkı nedeniyle kesin hüküm engeli oluşturmayacağının, eldeki davada, sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin, artışlardan bağımsız, ayrı bir olgu, ayrı bir değer ifade ettiğinin, davacı Kurum yönünden kazanılmış hak oluşturması ve kesin hüküm nedeniyle olumsuz dava şartı niteliğinde bulunmaması karşısında, mahkemece, ilk peşin değerli gelirin hüküm altına alınmayan bölümünün kabulü gerektiğinin, davalıların toplam
kusurunun %70 olarak belirlendiği ilk davada, talebin %20 olduğu, dolayısıyla hükmedilen miktar içinde bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirlerin %20 karşılığı dışında artışlar da bulunduğunun, buna göre davacı kurumun kusur farkından kaynaklanan bakiye zararının varlığının gözetilmemesi;
2- Dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine, “Davanın kısmen kabulüne, 13.195,21 TL gelirin onay, 346,56 TL geçici işgöremezlik ödeneği ve 43,25 TL tedavi giderlerinin sarf ve ödeme tarihlerinden yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 806,95 TL ilam harcının davalılardan müştereken müteselsilen alınıp hazineye irat kaydına, 1.630,20 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 115 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan .... alınmasına, 14.02.2012 günü oybirliği ile karar verildi.