Abaküs Yazılım
15. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/5636
Karar No: 2016/2633
Karar Tarihi: 09.05.2016

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2015/5636 Esas 2016/2633 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptal edilmesi istemiyle açılmış ve Mahkemece davanın kabul edilmesine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafın temyizi üzerine yapılan incelemede, mahkemenin kararı bozulmuştur. Dosya kapsamından taraflar arasında statik proje yapımına ilişkin \"sözlü sözleşme\" yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan iş miktarı ve bedeli konusundadır. Dosya kapsamına göre, mahkeme iş bedelinin hesaplanmasında yanlış bir yol izlemiş, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, mahkemece işlemiş faizi de içerir şekilde davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir. Sonuç olarak, mahkemenin kararı bozulmuş ve kararda geçen kanun maddeleri; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355, 366 ve İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddeleridir.
15. Hukuk Dairesi         2015/5636 E.  ,  2016/2633 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptâli istemiyle açılmış olup mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalı şirket ile yan sanayi tadilat statik projesinin yapılması konusunda anlaştıklarını, 19.11.2012 tarihli iş bedelini içerir faturayı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Temsilciliği"nin belirlediği asgari birim fiyatları üzerinden düzenlediğini, faturanın iade edildiğini belirterek iş bedelinin tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptâlini talep etmiş, davalı akdî ilişkiyi inkâr etmiş ve davacının ileri sürdüğü iş bedelini ve yaptığı işi kabul etmemiştir. Dosya kapsamından taraflar arasında statik proje yapımına ilişkin “sözlü sözleşme” yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden rapor alınıp fatura bedeli esas alınarak karar verilmiştir. Sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 355. maddesinde tanımı yapılan eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan iş miktarı ve bedeli konusundadır. Tarafların bedel konusunda anlaşamadığı ve bedelin kararlaştırıldığı yazılı bir sözleşmenin de bulunmadığı hallerde iş bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 366. maddesi hükmü gereğince işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir.
O halde mahkemece 6100 sayılı HMK"nın 266 ve devamı maddelerine uygun olarak seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişiler marifeti statik projenin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin hesaplattırılması gerekmektedir.
3-Davacı tarafından başlatılan takipte dava konusu statik proje bedelinin faizi ile birlikte tahsili istenmiş, davalı itirazı üzerine eldeki davada ise asıl alacağa yönelik olarak takibin iptâli talep edilmiştir. Hâl böyle iken mahkemece işlemiş faizi de içerir şekilde, davanın kabulü ile itirazın iptâline ve takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Mahkemece, itirazın iptâline karar verilen miktar üzerinden icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmişse de, İİK"nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun haksız olmasının yanında alacağın likit (belirlenebilir) olması da gerekmektedir. Oysa, davacının alacağı bilirkişi raporuyla belirlenebilir olduğundan alacağın likit olduğundan söz edilemez ve icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Mahkemece, yetersiz bilirkişi raporuna bağlı kalınarak ve takibe aykırı olarak işlemiş faizi de kapsar şekilde takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. ve 4. bentler uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay"daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 09.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi