
Esas No: 2021/12609
Karar No: 2022/410
Karar Tarihi: 13.01.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/12609 Esas 2022/410 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2021/12609 E. , 2022/410 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yeri bünyesinde 01/05/1995-23/03/2016 tarihleri arasında inşaat malzemeleri satış elemanı olarak haftalık 400,00 TL ücret ile çalıştığını, iş akdinin davalı tarafın iflas etmesi sonucu sona erdiğini beyanla tarafına ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram genel tatil ile fazla çalışma ücret alacağının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345/1. maddesi gereğince süreden reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Temyize konu uyuşmazlık, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ''Bilinen adreste tebligat '' başlıklı 10.maddesi: ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. '' şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun '' Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina '' başlıklı 21. maddesi: ''(Değişik : 6/6/1985 - 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
(1) (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
(Ek: 19/3/2003-4829/5 md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.
(2) Yaş ve ehliyet şartı: Madde 22 – Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır. ''şeklinde düzenlenmiştir.
7201 Sayılı Kanun’un ''Tebliğ mazbatası '' başlıklı 23. maddesinde: ''– Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir.
Bu mazbatanın:
1. Tebliği çıkaran merciin adını,
2. Tebliği istiyen tarafın adını, soyadını ve adresini,
3. Tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini,
4. Tebliğin mevzuunu,
5. Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu,
6. Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını,
7. 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi, (1)
8. (Ek: 11/1/2011-6099/6 md.) Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı, (1)
9. (Değişik: 19/3/2003-4829/7 md.) Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını, (1) İhtiva etmesi lazımdır . '' hükmü bulunmaktadır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin, ''Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem '' başlıklı 30. maddesinde “ (1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin ''Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi'' başlıklı 35. maddesinin (f) bendinde ise; ''30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılacağının" hüküm altına alındığı görülmüştür.
Anılan Yönetmeliğin ''Basılı evrak'' başlıklı 70. maddesinde '' (1) Ek-1’de yer alan (2) ve (7) numaralı örnek basılıevrağı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, diğerleri ise tebliği çıkaran merciler tarafından temin edilir. (2) Bu Yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır '' hükmüne yer verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalıya çıkarılan ilk derece karar tebliğinde söz konusu adresin davacının adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ilişkin kaydın bulunmadığı, anlaşılmaktadır. Tebliği çıkaran merci tarafından Yönetmeliğin 79. maddesinin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılacak tebligat zarfında adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir. Tebligat zarfında böyle bir meşruhata yer verilmeden tebligat memurunca Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca muhataba tebliğ yapılması mümkün değildir. Bölge Adliye Mahkemesince davalının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri( mernis adresi)ne tebligatların çıkarıldığı, adreste bulunmaması nedeniyle, Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarına tebliğlerin sağlandığı belirtilerek, istinaf başvurusunun süresinde olmadığı belirlenmiş ise de az yukarıda belirtildiği üzere tebliğ mazbatasında davalının adresinin adres kayıt sistemindeki adres olduğuna dair kayıt bulunmadığından tebliğin Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılması mümkün değildir. Bu noktada çıkarılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/1. madde kapsamında değerlendirilerek usulüne uygun bir tebliğ bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Gerekçeli kararın gönderildiği tebligat parçası incelendiğinde, tebliğ memurunca “Tevziat saatlerinde adres sürekli kapalı olup, muhatap komşuları tarafından ismen tanınmıyor, muhatabın muhtar kaydına istinaden evrak mahalle muhtarına teslim edilip kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırılarak tebliğ edildi” şerhi düşmüştür. Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını soruşturma görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru, soruşturmakla kalmayıp, belgelendirmeye yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7.( 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi ) ve Tebligat Yönetmeliği'nin 35/f ( 30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebi) maddeleri gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır.
Somut olayda; davalıya İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar tebliğinin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapıldığı, ancak anılan tebligatın yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde olmadığından bahisle başvurunun süreden reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.