13. Hukuk Dairesi 2015/43229 E. , 2018/4002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukatlık yaptığını, davalının vekili olarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/281 E. 2007/168 K., ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/283 E. 2010/1100 K., 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/454 E. 2006/347 K., 3. İş Mahkemesinin 2007/1100 E. 2011/311 K., 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/535 E. 2010/137 K., 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/876 E. 2009/728 K., 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1328 E. 2011/1381 K., 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1362 E. 2011/173 K., 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/486 E. 2011/442 K., C. Başsavcılığının 2010/1316 Hazırlık 2010/7540 K., 2. İcra Hukuk Hakimliğinin 2008/67 E.2008/320 K., 2. Sulh Hukuk Hakimliğinin 2008/51 E- 2008/1172 K. sayılı dosyaların takibini yaparak sonuçlandırdığını, 14. icra Müdürlüğünün 2007/3996 sayılı dosyasının takibini yaparken davalı tarafından azledildiğini, davalının davalar ve icra takibi için kendisine vekalet ücreti ödemediğini, sadece 4.000,00.TL avans ödemesinde bulunduğunu, Avukatlık Kanunu"nun 166/1. maddesi uyarınca hapis hakkını kullanarak 14. icra Müdürlüğünün 2007/3996 Esas sayılı dosyasından davalı adına yaptığı tahsilatlardan ücretini aldığını, ancak alacağının tamamını tahsil edemediğini, davalının kendisini azletmesinin asıl sebebinin hapis hakkı nedeniyle yapılan tahsilatlardan davalıya ödeme yapılmamasının olduğunu, haksız azil nedeniyle karşı taraftan alması gerekecek vekâlet ücretlerini tahsil etme hakkından mahrum kaldığını belirterek, şimdilik 10.000,00.TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.01.2014 tarihinde davasını ıslah ederek talep miktarını 55.000,00 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı, davacının haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; subut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı avukatın haksız azledildiği iddiasına dayalı olarak yasal ve akdi vekalet ücretleri ile dava ve icra dosyalarında davalı adına yapılmış masrafların davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davalı taraf, davacıya toplamda 6.000,00 TL vekalet ücreti olarak ödeme yaptığını ve davacının haklı olarak azledildiğini savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlığa ilişkin olarak, mahkemece, 2 hukukçu ve 1 mali müşavir bilirkişiden oluşan kuruldan alınan bilirkişi raporunda, davacının haklı olarak azledildiği, ancak azil tarihine kadar kesinleşmiş işler bakımından kesinleşme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"ne göre yapılan hesaplama doğrultusunda 27.753,93 TL akdi vekalet ücretine hak kazanacağı, karşı taraf vekalet ücretleri ile ilgili olarak ise azil tarihine kadar icra ve dava dosyalarından tahsil sonucu doğurabilecek veya davalının tahsil ettiği sayılabilecek bir karşı taraf vekalet ücreti bulunmadığından davacının karşı taraf vekalet ücreti talep edemeyeceği, davalı tarafça davacıya gönderilen 6.000,00 TL"nin ise karine olarak masrafların başlangıçta iş sahibi tarafından avukata verildiği kabul edildiğinden bu miktarın vekalet ücreti olarak gönderildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı avukatın icra dosyasından hapis hakkı gereği yaptığı tahsilatlar ile vekalet ücreti olarak gönderilen 6.000,00 TL"nin davacı avukatın hak ettiği akdi vekalet ücreti toplamından mahsubu durumunda davacı avukatın talep edebileceği bir vekalet ücretinin bulunmadığı rapor edilmiş ve mahkemece rapor hükme esas alınarak subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki, Avukatlık Kanununun 164. maddesinde "taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı hallerde değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifeleri altında kalmamak koşulu ile ücret itirazlarını incelemeye yetkili mercii tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin %10 u ile %20 si arasında bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirleneceği" düzenlenmiştir. Taraflar arasında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi hesaplanacak ücretin altında olmamak üzere Avukatlık Kanunu"nun 164.maddesine göre %10"u ile % 20 arasında bir miktarın akdi vekalet ücreti olarak belirlenen bedelden davalının sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmelidir. Ayrıca azil haklı olsa bile azil tarihinde tamamlanmış işler bakımından avukat vekalet ücretine hak kazanacağından, karşı yan vekalet ücretleri de talep edebilecektir. Karşı yan vekalet ücretlerinin talep edilebilmesi için tahsil edilmiş olma zorunluluğu yoktur. Bu nedenle karşı yan vekalet ücretleri değerlendirilerek bu bedellerden de davalının sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek konusunda bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık rapor aldırılarak usulüne uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davalı tarafından davacıya hitaben banka yoluyla gönderilen toplam 6.000,00 TL ile ilgili olarak dekont üzerinde bulunan açıklama kısmında ""Yargıtay harcı"" olarak gönderildiği yazılı olduğundan ve davacı avukatça da gönderilen paranın yargılama harç ve masrafları için gönderildiği beyan edildiğinden, gönderilen paranın ne kadarlık kısmının yargılama harç ve masrafı olarak kullanıldığının tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bent gereğince temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.