20. Ceza Dairesi 2017/6633 E. , 2018/685 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünlerinin incelenmesinde:
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin, sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Oluşa ve dosya içeriğine göre, kolluk görevlileri tarafından “... ...” olarak tanınan şahıs hakkında “iki ayrı adrese yüklü miktarda uyuşturucu madde götürdüğü” şeklinde ihbar alınması üzerine, hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan beraat kararı verilen ...’ın ihbara konu ikametine yazılı arama emrine dayanılarak gidildiğinde, “... ...” ismi ile tanınan şahsın, nişanlısının babası olan ...’a ait adreste bulunduğu, kolluk görevlilerinin ikamete girmelerini engellemeye çalışması üzerine kademeli güç kullanılarak yakalandığı, kimlik bilgilerinden isminin “ ...” olduğunun tespit edildiği, evde yapılan aramada 12.200 adet MDMA etken maddesi içeren hapın ele geçirildiği olayda, ihbar tutanağının içeriği ile uyumlu şekilde sanığın olay sırasında uyuşturucu madde ele geçirilen ikamette bulunması, kolluk görevlilerini ikametten uzaklaştırmaya çalışması hususları birlikte göz önüne alındığında, sanığın, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediği anlaşıldığı halde, aşamalardaki “ ele geçen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğuna, satmak için temin ettiğine” ilişkin savunması ile başkasına ait ikamette ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu kabul etmek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği gerekçe gösterilerek, hakkında koşulları oluşmadığı halde, TCK"nın 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-Sanık ... hakkında temyize konu dosya kapsamında tutuklu kaldığı sürenin, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/05/2010 tarihli, 2010/522 değişik iş sayılı kararı ile aynı mahkemenin 05/03/2010 tarihli, 2008/251 esas ve 2010/42 karar sayılı ilamı ile verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verildiği gözetilmeden, temyize konu dosyada ikinci kez mahsuba karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-Sanık ... hakkında TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2-Sanık ... hakkında TCK’nın 63. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkarılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.