19. Hukuk Dairesi 2016/8130 E. , 2017/3041 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ile davalı şirket arasında 20/06/2012 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının sözleşmeyi 30.000 TL limitle kefil olarak imzaladığını, 22/01/2013 tarihinde tüm aktif ve pasifleriyle birlikte davacı ...ile birleştiğinden sözleşmeden doğan tüm hakların müvekkili şirkete geçtiğini, davalının mal alımını durdurması üzerine sözleşmenin haklı nedenle süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL cezai şart,1.000 TL kar mahrumiyeti, 212.400 TL sözleşme bedelinin davalıdan temerrüt tarihi olan 11/01/2013 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ... 30.000 TL ile sorumlu olmak üzere tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 01/10/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, cezai şart talebini 110.160 TL, kar mahrumiyeti talebini 9.473,30 TL olmak üzere dava değerini toplamda 119.633 TL arttırmıştır.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin ekonomik durumunun bozulması sebebiyle mal alımı yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı bayinin sözleşmenin kurulmasından 2 ay sonra mal alımını durduğunun sabit olduğu, bu durumda sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği, davacının cezai şart, kar mahrumiyeti ve sözleşme bedelinin iadesini istemekle haklı olduğu, sözleşme bedelinin bilirkişiden farklı olarak mahkemece 183.714,81 TL olarak hesaplandığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 90.985 TL cezai şart bedeli, 10.743,30 TL kar mahrumiyeti 183.714,81 TL"si sözleşme bedeli olmak üzere toplam 285.443,11 TL "nin (davalı ... yönünden 30.000 TL limitle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu miktardan 1.000 TL cezai şart, 1.000 TL kar mahrumiyeti 183.714,81 TL sözleşme bedeli olmak üzere toplamı 185.714,81 TL"ye 22/03/2013 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, davacı ıslah dilekçesinde faiz talep etmediğinden ıslahla arttırılan kısma faiz uygulanmasına yer olmadığına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyizi sözleşme bedeli olarak davalıya ödenen paranın sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle iadesine yönelik hükme ilişkindir. Alacağın hesaplanması için bilirkişi raporu alınmış ise de mahkeme rapora uymayarak kendisi hesaplama yoluna gitmiştir. Konu teknik bilgiyi gerektirdiğinden re"sen hesaplama yoluna gidilerek ve rapora neden itibar edilmediği de açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla sözleşme hükümleri gözetilerek davacının iadesi gereken sözleşme bedeli alacağı hesaplanarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.