Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4481
Karar No: 2020/4135
Karar Tarihi: 30.6.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/4481 Esas 2020/4135 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/4481 E.  ,  2020/4135 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    No : 2018/368-2019/618
    İlk Derece
    Mahkemesi : Salihli İş Mahkemesi
    No : 2016/98-2017/273

    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili; 02/05/1994 tarihinde davalı işyerinde ocakçı olarak çalışmaya başladığını, kiremit-tuğla fabrikalarında ocakçı olarak çalışan işçilerin ocakların devamlı yanması, yanmadığı zamanlarda bakım ve tamirlerin, temizliklerinin yapılması nedeniyle resmi ya da gayriresmi günlerde de işyerinde devamlı çalışmak zorunda olduğunu, müvekkilinin pişirici olması nedeniyle işyeri açık kaldığı sürece devamlı çalıştığını, arada giriş çıkışlar olsa da davalı işyerinde yedi sene devam eden bir çalışmasının bulunduğunu, pazar ve bayram günleri de dahil olmak üzere devamlı çalışan müvekkilinin 2555 gün sigortalı olarak gösterilmesi gerekirken 650 gün sigortalı olarak gösterildiğini, eksik göserilen 1905 gün sigortalı hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II-CEVAP:
    02/05/1994 tarihinde davalı işyerinde ocakçı olarak çalışmaya başladığını, kiremit-tuğla fabrikalarında ocakçı olarak çalışan işçilerin ocakların devamlı yanması, yanmadığı zamanlarda bakım ve tamirlerin, temizliklerinin yapılması nedeniyle resmi ya da gayriresmi günlerde de işyerinde devamlı çalışmak zorunda olduğunu, müvekkilinin pişirici olması nedeniyle işyeri açık kaldığı sürece devamlı çalıştığını, arada giriş çıkışlar olsa da davalı işyerinde yedi sene devam eden bir çalışmasının bulunduğunu, pazar ve bayram günleri de dahil olmak üzere devamlı çalışan müvekkilinin 2555 gün sigortalı olarak gösterilmesi gerekirken 650 gün sigortalı olarak gösterildiğini, eksik göserilen 1905 gün sigortalı hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, kayıtların aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, davacının taleplerinin bir kısmının hak düşürücü süre kapsamında kaldığını, davanın bu yönleri ile ispat gücünden yoksun, belirsizlikler ihtiva eden, delil ortaya koyulmamış ve kabulü mümkün olmayan bir dava olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde 02/05/1994 tarihinde çalışmaya başladığını iddiasının doğru olmadığını, aynı zamanda davacının bu iddiasının beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının müvekkili şirkette sürekli çalıştığını iddia ettiği tarihler içerisinde başka işyerlerinde çalıştığını, davacının iş akdinin 03/05/2007 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile davanın hak düşürücü sürenin geçmesi sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili işyerinin tuğla ve kiremit üretimi ile iştigal ettiğinden işin doğası ve hava koşulları sebebiyle mevsimlik olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, mevsimlik faaliyet dışında müvekkili şirketin 15/11/2000-15/12/2004 tarihleri arasında faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldığını, bu süre içerisinde şirketin tasfiyesinin istendiğini, sonrasında bu zor durumdan kurtularak yeniden faaliyete başladığını, davacının tüm çalışmalarının SGK"ya eksiksiz olarak bildirildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
    İlk derece Mahkemesi tarafından davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    B-BAM KARARI:
    Davacının taleplerinin hakdüşürücü süreye uğramamakla birlikte davanın ispatlanamamış olması gerekçesiyle, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; Salihli İş Mahkemesi"nden verilen 30.11.2017 tarih, 2016/98 Esas ve 2017/273 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili temyiz dilekçelerinde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 86. maddesidir. 506 sayılı Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
    506 sayılı Yasanın prim belgeleri başlıklı 79. maddesinde "(Değişik: 20/06/1987 - 3395/5 md., 29.07.2003 - 4958 / 37 md. Y.T. 06.08.2003) İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri ve destek primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen asıl veya ek belgeleri ait olduğu ayı veya dönemi takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve Kurumca istenilmesi halinde işyeri kayıtlarını ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kuruma bildirmekle yükümlüdür. İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin bu fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
    (Ek : 25.08.1999 - 4447 / 11 md. Y.T. 01.01.2000) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır.
    (Ek : 25.08.1999 - 4447 / 11 md. Y.T. 01.01.2000) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurumca re"sen tahakkuk ettirilerek 80 inci madde hükümlerine göre tahsil olunur. Uygulamanın usul ve esasları altı ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir. ...." hükmü ile,
    5510 sayılı yasanın prim belgeleri ve iş yeri kayıtları başlıklı 86. maddesinde " (Değişik birinci fıkra: 15/7/2016-6728/48 md.) Bu Kanunun 4"üncü ve 5"inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
    İşveren, iş yeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır.
    İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanunu"nun 7 nci maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden, işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
    (Değişik dördüncü fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir. Sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını gösteren eksik gün nedenleri ile bu nedenleri ispatlayan belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, saklanması ve diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir......" hükümleri yer almaktadır.
    Somut olayda, hakdüşürücü süreye uğramayan 2.5.1994-24.8.1995, 15.5.1996-1.2.1997 ve 15.12.2004-3.5.2007 tarihleri arasındaki sürede 4447 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemede dikkate alınarak eksik bildirime dayanak belgelerin celbi ile bu kapsamında yeterli ve gerekli tüm araştırmalar yapılıp, çalışmanın niteliği ve süresi belirlenmeli ve elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
    Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davanın reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.6.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi