23. Ceza Dairesi 2015/14147 E. , 2015/5051 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Olay günü aşırı alkollü haldeki sanıkların kahvehane işleten şikayetçi ..."nın işyeri önünde oturdukları sırada sanık ..."in işyeri önündeki bir tabureyi kırdığı, şikayetçi ..."nın ikaz etmesi üzerine sanıklar ile arasında tartışma başladığı, ihbar üzerine görevli polis memuru şikayetçiler ... ve ..."ın ekip aracıyla olay yerine geldikleri, sanıkları araca bindirerek polis merkezine götürmek istediklerinde her iki sanığın şikayetçi polis memurlarına hakaret edip tekme ve yumrukla vurarak şikayetçileri kasten yaraladıkları, bindirildikleri ekip aracına tekmeyle vurarak zarar verdikleri ve nezarethane oturağını da kırdıkları iddia olunan somut olayda;
1- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların, şikayetçiler ... ve ..."a yönelik görevlerini yaptırmamak için direnme eyleminde bulunduklarının anlaşılması karşısında TCK"nın 43/2. maddesi uyarınca sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerlerine, “TCK"nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK"nın 152/1 maddesinde yapılan değişikliğe göre, öngörülecek ceza miktarının üst sınırının altı yıldan dört yıla indirilmesi ve sanıklar hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertip edilmesi karşısında söz konusu kanun değişikliğine göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre de; TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.