23. Ceza Dairesi 2015/3228 E. , 2015/5047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde müşteki ..."a ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle sahte oluşturulduğu tespit olunan sahte kimlik fotokopisi ile katılan banka şubesine kredi almak amacıyla başvuruda bulunduğu, söz konusu sahte kimlik fotokopisini ibraz etmesi üzerine sahte düzenlenen kredi sözleşmesine istinaden sanığa banka tarafından 25.000 TL para ödemesinin yapıldığı, bu şekilde sanığın, sahte kimlik fotokopisi kullanmak suretiyle ve sahte kredi sözleşmesine istinaden banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlayarak dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat ile özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın ve müştekinin aşamalardaki beyanlarına, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın unsurlar itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararında ve sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın ve müştekinin beyanlarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 158/1,j,son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının 25.000 TL ve haksız menfaatin iki katının 50.000 TL olması dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde ""2500 gün adli para cezası"" olarak belirlenmesi, aynı kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2.083 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahkemenin takdirine göre ve 5237 sayılı TCK"nın 52. madde gereğince; 1 gün karşılığı 20 TL üzerinden hesaplanarak 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yasal düzenlemeye aykırı bir şekilde doğrudan haksız menfaat miktarının iki katı 50.000 TL olarak temel cezanın belirlenerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine, ""sanığın, 5237 sayılı TCK"nın 158/1,j-son maddesi gereğince haksız menfaatin iki katı olan 50.000 TL karşılığı 2.500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2.083 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahkemenin takdirine göre ve 5237 sayılı TCK"nın 52. madde gereğince; 1 gün karşılığı 20 TL üzerinden hesaplanarak 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılması"" şeklinde yazılması suretiyle diğer yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.