23. Ceza Dairesi 2015/5270 E. , 2015/5039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... ve ...’ın kızları olan diğer katılan ... ’ın, eşinden ayrıldığı ve bu ayrılığın büyü nedeniyle olduğunu düşündükleri, bu nedenle katılanların, sanık ...’na, büyüyü bozması ve kızlarının eşiyle barışmasını sağlaması amacıyla, çeşitli tarihlerde toplam 15.000 TL para verdikleri ve sanığın bu iş için muska yazdığı, ancak katılan ... ’ın, eşi ile barışması gerçekleşmeyince, sanığın, katılanları bir süre daha oyaladığı, aynı dönem içerisinde, katılan ...’ın bozulan işlerini düzeltmek için muska yazdığı ve katılandan 28.000 TL para aldığı ayrıca katılan ..."ın torunu ve kızının baş ağrılarının giderilmesi için büyü bozmak amacıyla 2 seferde toplam 8.000 euro para aldığı yine katılan ... "ın kayınvalidesi olan diğer katılan ...’den de, oğlu ile gelinini barıştırmak amacıyla 15.000 TL aldığı anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.10.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Katılanlardan ...’ın kızı olan katılan ... ’ın, katılan ...’in oğlu olan ... ile 2000 yılında evlenip 2007 yılına kadar evli kaldıkları, ancak katılan ...’nın, daha sonra eşi ...’dan boşandıkları, boşanma öncesinde kızının eşiyle olan geçimsizliğine çare arayan katılan ...’ın, damadına büyü yapılmış olabileceği yolundaki dünürü katılan ...’in önerisi ile büyü bozdurmak üzere büyücülük yaptığını öğrendiği sanığın evine eşi katılan ..."ı gönderdiği, burada sanığın katılan ...’a, "…Damadınıza büyü yapılmış, bu büyü sırasında kadının adet dönemindeki kanı içirilmiş, bu büyüyü bozmak zor" diyerek ikna edip, ...’ın annesi katılan ...’den oğluna yapılan büyüyü bozma karşılığında 2007 yılı Ağustos ayından itibaren 5-6 aylık dönem içerisinde toplam 15.000 TL para aldığı,
Sanığın, katılan ...’a da 2008 yılı Şubat ayında, bozulan iş hayatının düzelmesini sağlamak vaadiyle para karşılığı muska yazdığı, işlerinin açılması için "papaz büyüsü yaptırdığını ve papaza 28.000 TL para ödemesi gerektiğini" söyleyerek, bu kez katılan ..."dan 28.000 TL para aldığı,
Yine katılan ...’a, 2008 yılı Mayıs ayı içerisinde ise baş ağrısı şikayeti olan torunu ..."a, sabun büyüsü yapıldığını, bu büyünün bozulması için 4,000 Euro para gerektiğini söyleyerek, bu miktar parayı kredi kullanarak tedarik eden katılan ...’dan yine aynı şekilde teslim aldığı,
Ayrıca 2008 yılı Ağustos ayı içerisinde de katılan ...’a, yine baş ağrısı şikayeti olan kızı katılan ... ’a da sabun büyüsü yapıldığını, bu büyünün bozulması için 4,000 Euro para gerektiğini söyleyerek, bu miktar parayı da tedarik için oğlu Türker ’a kredi kullandıran katılan ...’dan aynı şekilde teslim aldığı,
Böylelikle, sanığın ilkinde katılan ...’den oğluyla gelini arasındaki büyüyü bozmak için toplamda 15.000 TL.; ikinci olarak da katılan ..."dan, önce işlerinin düzelmesini sağlamak için muska yazması karşılığında 28.000 TL.; ardından hem torunu Türker’in, hem kızı katılan ... ’ın baş ağrısının kaynağı olarak gösterdiği büyüleri bozma karşılığında her biri için ayrı ayrı 4.000’er Euro para aldığı,
Sübutun bu şekilde gerçekleştiği olayda; sanığın birden fazla katılandan değişik zamanlarda ve farklı sebeplerle hileyle para alması dolayısıyla menfaat temin etmesi, aynı suçu birden fazla kişiye karşı, oluşan hukuki kesintiyi müteakip birden fazla kasıt altında ve her seferinde de suç işleme kastını yenileyerek birden fazla fiille işlemesi nedeniyle eylemini, hem katılan ...’e karşı ve hem de zincirleme şekilde de katılan ...’a karşı gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği, böylelikle sanığın hem katılan ...’e karşı işlediği nitelikli dolandırıcılık ve hem de katılan ...’a karşı işlediği zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, sanığın tüm bu eylemlerini zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık olarak kabul eden mahkeme hükmünün onanması gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne iştirak etmediğimden, mahkeme hükmünün açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği kanaatindeyim.