12. Ceza Dairesi 2017/2522 E. , 2020/3897 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6831 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında işgal ve faydalanma suçundan; Beraat
Sanık ... hakkında;
1- Yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan; 6831 sayılı Kanunun 91/1-1. cümle, 91/4, 91/1-son, TCK’nın 62, 52/2, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- İzinsiz kazı yapmak suçundan; 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.
cümle, TCK’nın 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında;
1- Yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan; 6831
sayılı Kanunun 91/1-1. cümle, 91/4, 91/1-son, TCK’nın 39/1-2-
b, 62, 52/2, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- İzinsiz kazı yapmak suçundan; 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.
cümle, TCK’nın 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
İzinsiz kazı yapmak ve yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan sanıklar ... ve ...’ın mahkumiyetlerine, işgal ve faydalanma suçundan tüm sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, şikayetçi vekili ve sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Serbest arkeolog bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23/01/2015 tarihli raporda, kazı yapılan bölgenin sit alanı olmadığı, kaçak kazılar sonucu açılan çukurlarda arkeolojik mahiyette veriye rastanılmadığı, ancak olay yerinde görülen Roma dönemine ait lahit kapağının alanın arkeolojik potansiyeline işaret ettiği, müze müdürlüğünde görevli arkeologlar tarafından mahkemeye gönderilen yazıda, kaçak kazı yapılan alanda Roma dönemine ait nekropol sahası tespit edildiğinden ivedilikle tescil işlemine tabi tutulması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1. cümlesi uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra anılan maddenin 2. cümlesi uyarınca temel cezada indirim yapılmaması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
""CMK"nın 237/1. maddesinde, mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri belirtilmiş olup, aynı Kanunun 237/2. maddesinin, “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” hükmü de nazara alındığında, duruşma gününü bildirir davetiyenin 13/11/2014 tarihinde şikayetçi ...’ne usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, şikayetçi vekilinin yerel mahkemece karar verilinceye kadar davaya katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE;
2- Sanıklar ... ve ...’ın, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince:
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işlemediklerine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3- Sanıklar ... ve ...’ın, yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK"nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının "tek bir fiilin bulunması" ve "birden fazla kanun hükmünün ihlali"nden ibaret olduğu, sanıkların, işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermeleri karşısında; haklarında eylemlerine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan da sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanıklar hakkında yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan temel ceza belirlenirken önce emvalin yakacak nevinden olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun"un 91/1-ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılması, sonra suçun işlenmesinde motorlu araç kullanmasından dolayı 6831 sayılı Kanun"un 91/4. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken uygulama sırasında hataya düşülmesi,
2- Duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine reğmen duruşmalara katılmayan şikayetçi Kandıra Orman İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, fikri içtima hükümlerinin uygulanması ile artırım ve indirim yapılması sırasında hataya düşülmesine ilişkin bozma nedenlerinin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar ... ve ...’a hüküm açıklanırken SİRAYETİNE, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.