
Esas No: 2021/13289
Karar No: 2022/1353
Karar Tarihi: 07.02.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/13289 Esas 2022/1353 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2021/13289 E. , 2022/1353 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 47. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 15. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 09.09.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, aralıklı olarak 17.04.2016 tarihine kadar çalıştığını, çalışma döneminde kayden işvereni görünen ... Denizcilik ve Tic. A.Ş., ... Denizcilik ve Tic. A.Ş., ... Denizcilik ve Tic. A.Ş, ... Denizcilik ve Tic. A.Ş., ... İş. A.Ş. ile davalı arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, ortaklarının ve sahiplerinin aynı olduğunu, faaliyet alanları, adres ve gemi adları benzer olup, buna göre davalı şirketin davacının tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin çalışma günlerini eksik bildirdiğini,değişik tarihlerde grup şirketleri aracılığı ile girdi çıktılar yaparak, kısa süreli iş sözleşmeleri imzalatarak işçilik haklarını engellemeye çalıştığını, davacının seferde iken görevden alındığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, davacının son 1 yıllık ücretlerinin eksik yatırıldığını, ücretlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirildiğini, 24 saat gemide bulunan davacının fazla mesai yaptığını, ancak ücretinin ödenmediğini, yıllık izin kullandırmadığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, bunlar için ücret ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, ödenmeyen maaş alacağı, fazla mesai alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 2010-2016 yılları arası, aralıkla akdedilen belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığını, belirlenen süre sonunda iş ilişkisinin kendiliğinden sonra erdiğini, davacının müvekkili şirket dışındaki farklı denizcilik şirketlerinde de çalışmaları olduğunu, anılan şirketlerdeki çalışmalarına ilişkin müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, gemi adamları alacaklarının 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, genel hükümler dahilinde dahi taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin iyi niyetli olarak 1 yıldan az süren iş sözleşmeleri nedeniyle gemi adamlarının kıdem tazminatı yönünden hak kaybına uğramaması için kist usulü hesapladığı kıdem tazminatını ücretle birlikte ödediğini, emsallere göre fazla ücret ödenmesinin nedeninin de bu olduğunu, esasen davacının Deniz İş Kanununa göre kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ancak kist usulü kıdem tazminatı hesaplanarak ödendiğini, bizzat davacının imzaladığı vardiya çizelgelerine göre davacının faza mesai ve resmi tatil çalışması olmadığını, olduğunda bordroda tahakkuk ettirilerek ücretinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddinine, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede ise, İlk Derece Mahkemesince ihbar tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle faiz başlangıç tarihlerinde hata yapılmış olduğu gerekçeleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacıya ödenen kıdem tazminatının tutarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kıdem tazminatı alacağına mahsuben, 22.11.2012 tarihinde 2.393,44 TL, 13.06.2015 tarihinde ise 20.89 TL ödeme yapıldığı belirtilerek faizleriyle birlikte toplam 3.159,42 TL, hesaplanan kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmiştir. Davacıya haricen yapılan ödemelerin fesih tarihine kadar işletilen faizleriyle birlikte hesaplanan alacaktan mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dosya içeriğine göre, davacıya kıdem ödemesi olduğu açıklaması ile 2012 yılı Ağustos ayı ücret bordrosunda 7.793,78 TL, 2014 yılı Kasım ayı ücret bordrosunda 9.178,45 TL, 2015 yılı Eylül ayı ücret bordrosunda net 9.129,90 TL (brüt 14.211,95 TL), 2016 yılı Mart ayı ücret bordrosunda ise net 4.304,25 TL (brüt 5.968,07 TL) daha ödeme yapıldığı ve söz konu ödemelere ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan, davalının bu husustaki itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken 2012 yılı ücret bordrosunun imzalı olması karşısında, imzasız olan diğer bordrolar yönünden davacıya belirtilen ödemelerin yapılıp yapılmadığı yöntemince araştırılıp, davacının son ücreti üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından yapıldığı savunulan ödemeler, faizleri ile birlikte mahsup edildikten sonra davacının bakiye kıdem tazminatı kalır ise hüküm altına alınmasıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre ise; İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde, işçinin haklı feshi ve devamsızlık olgusu ile uyuşmazlık konusu olmayan 714,91 TL ücret alacağına ilişkin gerekçelere yer verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.