Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/1045
Karar No: 2022/1500
Karar Tarihi: 09.02.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/1045 Esas 2022/1500 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/1045 E.  ,  2022/1500 K.

    "İçtihat Metni"

    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 27. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 11. ... Mahkemesi

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının Kasım 2005 tarihinden ... sözleşmesinin haksız feshedildiği 17.05.2016 tarihine kadar kargo aracı şoförü olarak aralıksız çalıştığını sigorta girişinin bazı dönemlerde davalı şirketle bağlantılı acentada yapıldığını, davacının sendika üyesi ve sendika işyeri temsilcisi olduğunu, davalı şirketin TÜMTİS ile imzalanan toplu ... sözleşmesine tabi olduğunu, Toplu ... Sözleşmesi'nin 13/c maddesinde disiplin kurulu kararı olmadan sendika üyesi işçinin ... sözleşmesinin feshedilemeyeceği bu hükme aykırılık halinde ise 24 aylık brüt ücret tutarında tazminat ödeneceğinin ifade edildiğini ayrıca Toplu ... Sözleşmesi'nin 7/c maddesinde işyeri sendika temsilcisinin hizmet akitlerinin feshedilemeyeceği ve aksi takdirde 12 aylık brüt maaş tutarında tazminatın peşin olarak ödeneceğinin ifade edildiğini, ücretinin asgari ücret olarak gösterildiğini, 2.200,00 TL maaş, 260,00 TL yemek, yol yardımı, bir maaş ikramiye aldığını asgari ücretin bankadan, kalanın ise elden ödendiğini, 09.00-19.00 saatleri arasında çalışması gerektiği halde şoför olduğu için haftanın 3 günü 20.30'a kadar çalıştığını, fazla mesailerinin ödenmediğini, resmi tatillerde çalıştığını, arife günleri de çalışma yaptığını ileri sürerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin bakiye fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile Toplu ... Sözleşmesi'nin 13/c maddesi gereği sendikal tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının asgarî ücretle çalışmaya onay verdiğini, davacıya 28.432,16 TL kıdem tazminatı île 4.594,84 TL ihbar tazminatı ödendiğini, davacının işyerinden başkaca bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller, tanık beyanı ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu:
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
    Bölge Adliye Mahkemesince, davacının sendikaya üye olduğu, davacının ... sözleşmesinin disiplin kurulu kararı ile sona erdirilmediği, Toplu ... Sözleşmesi'nin 13/c maddesi gereğince davacının tazminat talep etme hakkının olduğu tespit edilmekle ve davacının sendika ... yeri temsilcisi olduğuna dair ilgili sendika tarafından dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı nazara alınarak bilirkişi raporunun birinci seçeneğindeki 24 ay üzerinden hesaplanan 47.873,86 TL'lik sendikal tazminat alacağının taleple bağlı kalınmak suretiyle 200 TL olarak hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirmesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2-... sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı ve indirim hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır. (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, ... 1963)
    Cezai şart, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ... Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. ... hukuku açısından Türk Borçlar Kanununun söz konusu hükümleri uygulanmakla birlikte, Dairemizce bazı yönlerden ... hukukuna özgü çözümler üretilmiştir. ... hukukunda “İşçi Yararına Yorum İlkesi”nin bir sonucu olarak sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören cezai şart hükümleri geçersiz sayılmış ve bu yönde yerleşmiş içtihatlar öğretide de benimsenmiştir. Hizmet sözleşmeleri açısından cezai şartla ilgili olarak 818 sayılı Yasada açık bir hüküm bulunmaz iken, Dairemizin uygulamasına paralel olarak; 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmünü getirmiştir. Bu itibarla hizmet sözleşmelerine işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersiz, işçi lehine konulan cezai şartlar ise geçerli kabul edilmelidir.
    Cezai şartın işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gereği, işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması sonucunu da ortaya koymaktadır. Başka bir anlatımla işçi aleyhine olarak belirlenen cezai şartın, koşulları ve ceza miktarı bakımından işverenin sorumluluğunu aşması düşünülemez. İki taraflı cezai şartta işçi aleyhine bir eşitsizlik durumunda, cezai şart hükmü tümden geçersiz olmamakla birlikte, işçinin yükümlülüğü işverenin sorumlu olduğu miktarı ve halleri aşamaz.
    İşçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şart tek taraflı olarak değerlendirilemez. İşçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla eğitim karşılığı cezai şart hükmü belirtilen ölçüler içinde geçerlidir.
    Gerek belirli gerekse belirsiz ... sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, sözleşmenin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın geçerli olabilmesi için, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin belirli süreli olması zorunludur. Bu kural yönünden Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 08.03.2019 tarihli 2017/10 esas 2019/1 karar sayılı kararı ile belirli süreli olarak yapılmış ancak objektif şartları taşımadığı için belirsiz süreli kabul edilen ... sözleşmesinde kararlaştırılan "süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart hükmünün geçerli olduğuna" hüküm kurulduğundan, artık sözleşmenin belirli süreli ve belirsiz süreli olmasının cezai şartın geçerliliğine etkisi bulunmamaktadır. Asgari süreli ... sözleşmelerine de aynı şekilde hükümler konulması mümkündür.
    6098 sayılı Kanun'un "Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi" başlıklı 182. maddesinde ise; “Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.”düzenlemesi bulunmaktadır.
    Ticari olmayan işlemlerde bu kuraldan dolayı borçlu ileri sürmese bile, hakim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını doğrudan görevinden ötürü saptamalıdır. Ne var ki, hakime akdin bir şartını değiştirme yetkisini veren bu hak, hakime istisnai olarak tanınmış bir hak olduğu için hakim, bu hakkını ölçülü olarak kullanmalı, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme yeterliliği ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi, borca aykırı davranışın ağırlığı, sözleşmeden beklenen yararın elde edilememesi ve akde aykırı davranılması yüzünden doğan zararın tutarı, işçinin çalıştığı ve çalışmadığı süreler cezai şartın tazmin ve ceza fonksiyonlarının dengeli olarak korunması gereği prensiplerini göz önünde bulundurmalı kullandığı takdir hakkını Yargıtay’ın denetimine olanak vermeye elverişli objektif esaslara dayandırmalıdır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 26.12.2001 tarihli ve 2001/9-1175 E., 2001/1166 K. sayılı kararı)
    Somut uyuşmazlıkta davacı Toplu ... Sözleşmesinin 13/c maddesi gereği sendika üyesi olan işçilerin ... sözleşmesinin displin kurulu kararı olmaksızın feshedilemeyeceği, feshedilmesi halinde cezai şart olarak kararlaştırılan 24 aylık brüt ücret tutarının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek cezai şart alacağı talebinde bulunmuştur.
    Dosya kapsamındaki TÜMTİS ile davalı arasında imzalanan Toplu ... Sözleşmesinin 13/c maddesinde " Disiplin Kurulu kararı olmadan sendika üyesi işçilerin ... akdi fesih edilemez. İşverenin bu hükme aykırı hareket etmesi halinde ilgili işçiye 24 aylık brüt ücreti tutarında tazminat öder." şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır.
    İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 24 aylık ücret tutarında sendikal tazminat hesaplanıp taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Toplu ... Sözleşmesine göre göre davacının cezai şart (sendikal tazminat) talebinin kabul edilmesi yerinde ise de, cezai şarttan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca makul oranda bir hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeden karar verilmiş olması hatalıdır.
    3-Birden fazla borcu bulunan borçlunun yaptığı ödeme, ifa zamanında beyan ettiği borca mahsup edilir. Borçlu, ödeme sırasında, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu beyan etmemiş veya alacaklının makbuzda belirttiği borca derhal itirazda bulunmamışsa makbuzda belirtilen borca mahsup edilmelidir.
    Borcun taksitle ödenmesi konusunda yapılan anlaşma aksi öngörülmemişse, kural olarak, işçinin faiz talebinden vazgeçtiğini kapsar. Ancak, bu sonuç işverenin taksit anlaşmasına uygun hareket etmesine bağlıdır. İşverenin taksitlerden birini zamanında ödememesi halinde, işçinin faizle ilgili feragati geçersiz hale gelir ve sadece ödenmeyen taksit için değil, tüm alacak için faiz talep hakkı doğacaktır. Bu durumda ödenmiş olan önceki taksitlerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu gerekecektir. Kuşkusuz taksit sözleşmesinin işçinin serbest iradesi ile meydana gelmesi gerekir.
    İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise, mahsup işlemi Borçlar Kanunu'nun 86. maddesine göre yapılacaktır. ... Kanununda işçinin sözleşme ve kanundan doğan alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür.
    4857 sayılı Kanun'a göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). ... Hukuku Mevzuatımızda Basın ... Kanunu'nun 14. maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir.
    Mülga 1475 sayılı ... Kanunu'nun 14 ve 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından ... sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir.
    Somut olayda, davalı işverenlikçe tanzim edilen kıdem ve ihbar tazminatı bordrosunda 28.432,16 TL kıdem tazminatı ile 4.594,84 TL ihbar tazminatı ödendiğini belirtilerek alacak karşılığında 18.05.2016 tarihinde ... Bankası kanalıyla davalı hesabından davacının TR58… 357032 nolu hesabına 33.027.00 TL ödendiği ... Bankası Dekontunda görüldüğü halde mahsup edilmemesi hatalı olmuştur.
    SONUÇ: Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi