13. Hukuk Dairesi 2018/3272 E. , 2018/12107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... Ltd. Şirketi ve davalının ortaklığı ile yapılan devre mülk projesinden 3 adet A, 1 adet B grubu devre mülkü satın aldığını, bedelini peşin ödediğini, ancak projenin iptal edildiğini, devre mülk için belirlenen rayiç 29.800,00-TL bedelin tahsili için giriştiği takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.10.2015 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, Dairemizin 07.10.2015 tarih ve 2015/29855 Esas, 2015/28618 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmişse de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dairemiz bozma ilamında, “Dava, devre mülk satışının ifasının imkansız olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davacının sunduğu ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Hemen belirtilmelidir ki devre mülk satışı nedeniyle sözleşme ilişkisi olmayan davalı Yargıtay HGK kararı ile sorumlu tutulduğundan davacının, davalıya yaptığı ödemeleri yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Davadışı Şirket kayıtlarına dayanılmadığı için defterler üzerinde inceleme yapılmadığı için davacı satış bedelini ticari defter ve kayıtlarla ispat edememiştir. O zaman davacı elinde kalan ödeme belgeleriyle ifayı ispat etmek zorundadır. Dairemizin emsal bozma kararlarında belirtildiği üzere bu tür davalarda ödeme belgelerinin delil olarak önemi izahtan varestedir. Ödemenin nasıl yapılacağı 818 sayılı BK.nun 87. (TBK m. 103) maddesinde gösterilmiştir. Yasa gereğince borcu ödeyenin bir makbuz veya buna ilişkin senedi geri isteme hakkına sahiptir. Buna göre borcunu ödeyen borçlunun makbuz alması gerekir. Somut olayda davacı hem makbuz hem de senet iadeleri sunmuştur. Makbuz alacaklı veya temsilcisi tarafından imzalanan ve borçluya verilmesi bir yükümlülük olan, borcun ödendiğinin delilini teşkil eden borçlunun en sağlam ifa kanıtıdır. Senet iadesi ise makbuza göre daha zayıf bir delil olup borcun ödendiğine karine oluşturur. (TBK 103 ve 104. maddeler ) bu ödemenin aksi ispatlanabilir. Sözleşme de taraf olmayan Belediye aleyhine bu tür sözleşme ve senetlerin her zaman düzenlenmesi imkan dahilindedir. Hal böyle olunca ödeme belgeleri üzerinde alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmalı, senet iadesinin ifadan kaynaklandığının anlaşılması halinde devre mülklerin rayiç değeri üzerinden geçerli kabul edilen ödeme miktarı ile sözleşme bedeli oranlanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma kararında açıklanan hususlar doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış ve davacının ödediği bedel konusunda bilirkişi raporunda oranlama yapılmasına rağmen, bilirkişi raporu hükme esas alınmadan bozma gereği yerine getirilmeden karar verilmiştir. Bozmaya uyulmakla bozma gereği harfiyen yerine getirilmek zorundadır. Bu durumda, bozma kararında açıklanan hususlar doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu da değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir şekilde karar verilmesi gerekirken, değinilen bu husus gözardı edilerek davanın reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.