(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2018/2099 E. , 2018/12064 K.
"İçtihat Metni"
... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ..., 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/152-2014/870 sayılı hükmün Dairemizin 02/11/2017 tarih ve 2017/2672-2017/10593 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalılardan... ile baba bir anne ayrı üvey kardeş, diğer davalı ... ile öz kardeş olduklarını, ... ili, Cebeci Mahallesi, 5627 ada 15 parselde 360/4470 arsa paylı zemin kat 14 nolu depolu dükkanın 3/40 hissesinin davalı ...’a satışı hususunda davalı ..."a vekaletname verdiğini, kardeşinin vekaletnameye istinaden 09.04.2012 tarihinde taşınmazın satışını gerçekleştirdiğini, davalı ... tarafından herhangi bir ödemenin ne kendisine ne de diğer kardeşine yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL"nin satış tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 31.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hissesinin bedelini diğer davalı ...’a ödendiğini savunmuş, davalı ..., yapılan satış işleminin geçerli olduğunu, kardeş olmalarına rağmen aralarında bir devir işlemi gerçekleştikten sonra devralan kardeşine diğerine iki yıl boyunca ödeme yapmamasının ödemeyi almayan diğer kardeşin iki yıl boyunca herhangi bir talepte bulunmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verilen kararının davalılar tarafından temyizi üzerine hükmün onanmasına karar verilmiş,davalı ... vekili tarafından karar düzeltme talep edilmiştir.
1-Davalı ...’ın karar düzeltme dilekçesi yönünden; dava, davalıların vekalet görevini kötüye kullanmasına dayanılarak açılmıştır.Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 506/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 508/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır.
Bu ilke ve kurallar altında somut olaya bakıldığında, davacı davaya konu taşınmazın kendisine ait hissesini satması amacıyla davalı ...’a vekalet vermiş, bu vekaletname kapsamında davalı ... 09.04.2012 tarihinde davalı ...’a davacıya ait dükkan hissesini satmıştır. Her ne kadar mahkemece,satış bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin ispat külfetinin davalılara düştüğü, davalılar tarafından bu hususta dosyaya sunulan herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalı ...’a aittir. Somut uyuşmazlıkta davalı ...’un, 09.04.2012 tarihli vekaletnameye istinaden davacı adına depolu dükkan niteliğindeki 14 nolu bağımsız bölümünün davacıya ait 3/40 hissesinin diğer davalı ...’a sattığına göre, davalı ...’un bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır ve davalı ...’un hisse bedelinin kendisine ödenmediğine ilişkin bir beyanı bulunmadığı, satışın muvaazalı olduğu davacı tarafından ispatlanamadığına göre mahkemece, davalı ...’un vekaletnameye istinaden yapmış olduğu işlemden dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle yalnızca bu davalı için davanın kabulü, diğer davalı ... yönünden davanın reddine dair bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,mahkeme kararının davalı ... yönünden bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davalı ...’ın karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 02.11.2017 gün ve 2017/2672 Esas, 2017/10593 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının karar düzeltme talebi yönünden; mahkemenin 25.12.2014 tarihli kararının temyiz incelemesi duruşmalı yapılarak, kararın onanmasına karar verilmiş olmasına rağmen duruşma sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının maddi hataya dayalı olduğu, dosyanın yeniden incelenmesi sonucu anlaşıldığından maddi hatanın düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’ın karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 02.11.2017 gün ve 2017/2672 Esas, 2017/10593 Karar sayılı onama ilamının davalı ... yönünden kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle 02.11.2017 tarih, 2017/2672 Esas,2017/10593 Karar sayılı ilamının sonuç kısmına “ONANMASINA” ibaresinden sonra gelmek üzere “1.480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,” sözlerinin yazılmasına, maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, peşin alınan 65,40 TL harcın davalı ..."a iadesine, 12/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.