Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/1103
Karar No: 2022/1834
Karar Tarihi: 16.02.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/1103 Esas 2022/1834 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, iş akdinin tek taraflı fesh edilerek işine son verildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Mahkemece davanın reddine karar verildi, ancak Yargıtay tarafından bozuldu. Daha sonra dava kısmen kabul edildi. Taraflar arasında ücret miktarı ve ücret tespiti konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece davacının son ücreti doğru belirlenmediği gerekçesiyle karar bozuldu. Dosya kapsamına göre, davacının son ücreti net 1.300,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. Maddesi’ne göre taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
9. Hukuk Dairesi         2022/1103 E.  ,  2022/1834 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin 2013 yılında iş akdinin tek taraflı fesh edilerek işine son verildiğini, 1.320,00 TL ücretle tır şoförü olarak çalıştığını, asgari ücrete tekabül eden kısmın banka aracılığı ile diğer kalan kısmının elden ödendiğini, sürekli 8 saatin çok üstünde çalıştığını, araçlarda tutulan takograf cihazlarından bu hususun belli olduğunu, dini ve milli bayramlarda çalıştığını ancak herhangi bir ücret almadığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının asgari ücretle çalıştığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kısmi alacak davası olarak açmanın mümkün olmadığını, davacının çalıştığı tır garajının ... Limanı'nın kapanması nedeniyle 2009 yılında ...'a taşındığını, garaj merkezinin ... ili olduğunu, 2009 yılından itibaren tüm tır nakliye işlerinin ...'daki müvekkiline ait garaj üzerinden gerçekleştirildiğini, davacının son dönemde işe nedensiz gelmemeye başladığını, tazminatlarını talep ettiğini beyan ettiğini, tazminatlarının hesaplanarak kendisine 05.07.2013 tarihinde 5.434.38 TL ödendiğini, fazla çalışmasının bulunmadığını, 1 günde 9 saatten fazla araç kullanılmadığını, 15 gün seferde olan davacının 3-4 gün ev izni kullandığını, yıllık izinlerini kullandığını, hafta tatili ve bayram izni alacağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece davacıya iki kez masrafları yatırmak üzere süre verildiği, ancak bu hususun yerine getirilmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/6341 esas ve 2018/8541 karar sayılı ilamı ile “…Dosya içeriğine göre 21.10.2014 tarihli duruşmada, mahkemece tazminat ve alacakların hesaplanması için dosya re'sen bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi ücreti ve talimat yazışma giderlerinin davacı tarafından karşılanmasına, 03.02.2015 tarihli duruşmada “Davacı vekiline eksik masrafı yatırmak üzere süre verilmesine” karar verilmiş ancak bunun sonuçları hatırlatılmamıştır. 07.05.2015 tarihli son duruşmada davacı vekili tarafından yeniden süre istenilmesi üzerine, “İkinci kez verilen süre kanunen kesin süre olduğundan davanın bu sebeple reddine” karar verilmiştir. Burada delil niteliğinde olmayan bir hesap raporu sözkonusudur. Eğer bu gider avansı niteliğinde ise davanın esastan değil, usulden reddine karar verilmelidir. Ancak resen hesap raporu alınmasına karar verildiğine göre giderin 6100 sayılı HMK.’un 325. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi veya taraflarca davanın açılması sırasında yatırılan gider avansından karşılanması gerekir. Kaldı ki Mahkemece davacı vekiline verilen süreye ilişkin ara kararlarda, sürelerin kesin olduğu belirtilmediği gibi, belirtilen sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarınında açıklanmaması doğru değildir. Sonuç itibarıyla mahkemece ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle verilen davanın reddine dair kararın bozulması gerekmiştir.” Gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı, taraf vekilleri yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Taraflar arasında aylık ücret miktarı ve ücret miktarının tespitinde talebin aşılıp aşılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. Maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
    Davacı taraf, 1.320,00 TL net ücretle çalıştığını, asgari kısmının banka hesabına yatırıldığını, kalan kısmın ise elden ödendiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Mahkemece dosyaya sunulan 2013 yılı Ocak ayı ücret bordrosu ile banka kaydı uyumlu olduğu gerekçesiyle temel ücreti 1.100,00 TL kabul edilmiştir. Ayrıca davacının ayda bir kez yurtdışı seferi yaptığı ve sefer başına 300 dolar aldığı, ayda ortalama 5 kez ise yurt içi seferi yaptığı bu sefer başına ise 150,00 TL aldığı tespiti ile davacının temel ücretine ek olarak toplam 1.280,04 TL harcırah eklenerek, aylık brüt ücret 2.380.04 TL belirlenmiş ve bu miktara göre hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır.
    Mahkemece tanık beyanları doğrultusunda davacının sefer başına harcırah aldığı kabul edilmiş ise de; dava dilekçesinde harcırah aldığına ilişkin bir iddia yoktur. Mahkemece belirlenen temel ücrete harcırah eklenmek suretiyle belirlenen ücret talep aşımı mahiyetinde olduğundan hatalı bulunmuştur.

    Bu itibarla dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının yaptığı iş, kıdemi, tanık beyanları, emsal ücret araştırması ile emsal dosya gözetilerek davacı işçinin aylık son ücretinin net 1.300,00 TL olarak kabul edilmesinin dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince davacının son ücreti net 1.300,00 TL kabul edilerek dava konusu alacakların hesaplanması gerekli iken yazılı gerekçede belirlenen ücret doğrultusunda karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
    Sonuç:
    Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16/02/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi