
Esas No: 2022/1153
Karar No: 2022/2076
Karar Tarihi: 21.02.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/1153 Esas 2022/2076 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/1153 E. , 2022/2076 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili özetle; davacının 01.04.1999-28.04.2010 tarihleri arasında davalı iş yerinde aşçıbaşı olarak aylık 708,00 TL ücretle çalıştığını, son ay ücretinin ve 13 aylık asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğini, yılda bir defa ramazan yardımı verildiğini, yol ve yemeğin davalıya ait olduğunu, haftanın 6 günü 08:00-18:00 saatleri arasında bayram ve genel tatil günleri de dahil olmak üzere çalıştığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacının 1999-2010 tarihleri arasında çalıştığını, 21.04.2010 tarihinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, davacıya ihtarname çekildiğini ve mazeretini bildirmesinin istendiğini, davacının cevabi ihtarnamede sağlık nedenleriyle işten ayrıldığını bildirdiğini, hastalığına ilişkin belge ve rapor sunmadığını, bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 07.05.2014 tarihli ve 2012/9390 Esas, 2014/14704 Karar sayılı kararı ile “…Mahkemece 24.11.2010 tarihli ilk celsede davalı tarafa verilen mehiller yasada belirlenen usule uygun değildir. Bu nedenle davalı tanıkları dinlenmeden hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder nitelikte karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Dairemizin belirtilen bozma ilamına mahkemece; "Mahkememiz dosyasının 24.11.2010 tarihli oturumun 1 nolu ara kararı gereğince davalı vekiline tanıklarının isimlerini ve açık adreslerini bildirmek üzere 20 gün kesin süre verildiği, 3 nolu ara karar gereğince de bildirdiği tanıkları adına tebligat çıkartmak veya duruşmada hazır etmek yönünde 30 günlük süre verildiği, davalının verilen süreye rağmen tanıkları adına tebligat çıkartmadığı gibi 31.03.2011 ve 06.10.2011 tarihli duruşmalarda da hazır etmediği, Mahkememiz tarafından hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmediği, ara kararlarının gayet açık ve net olduğu, hukuk fakültesi mezunu olan bir kişinin kesin sürenin anlam ve sonuçlarını anlayabileceği, kaldı ki bir hukukçuya ihtarat yapmanın da yanlış olduğu, buna rağmen mahkeme tarafından ihtarat yapıldığı, kesin sürenin gereğini yerine getirmeyen ve adaletin gecikmesine sebep olan tarafın savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu, ancak tanıklar adına tebligat yapılmış veya mahkemede hazır olmasına rağmen mahkemede dinlenmemiş olsaydı bu durumda savunma hakkının ihlalinden söz edilebileceği, adalet gecikmiş ise asıl hak ihlalinin bu durumda söz konusu olabileceği, verilen hakkı süresinde kullanmayan bir kişinin bu hakkının elinden alındığını iddia edemeyeceği," gerekçesi ile direnilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen, olaya uygulanacak mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca, öncelikle inceleme yetkisi bulunmaktadır. Dairemizce bu kapsamda yapılan incelemede; 24.11.2010 tarihli ilk celsede davalı tarafa verilen mehiller yasada belirlenen usule uygun olup, davalının verilen süreye rağmen tanıkları adına tebligat çıkartmadığı gibi 31.03.2011 ve 06.10.2011 tarihli duruşmalarda da hazır etmediğinin sabit olduğu değerlendirilerek bozma gerekçesine göre direnme kararının uygun bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizin 07.05.2014 tarihli, 2012/9390 esas ve 2014/14704 karar sayılı bozma ilamı ortadan kaldırılarak, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün olaya uygulanacak mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.