10. Hukuk Dairesi 2010/10923 E. , 2012/703 K.
"İçtihat Metni"Dava, 15.01.1998 – 31.12.2002 tarihleri arasındaki hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 15.01.1998-31.12.2002 tarihleri arasında (askerlik süresi hariç) davalı işveren nezdindeki çalışmasının tespitini talep etmiş, Mahkemece, davacının 26.11.1999– 26.05.2001 askerlik yaptığı nazara alınarak, davacının 15.01.1998-26.11.1999 ve 26.05.2001-31.12.2002 tarihlerinde davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, dava konusu dönemde, davacı adına sigorta primi ödenmiş bildirimin bulunmadığı, kesinleştiği belirtilen işçi alacakları dosyasında, davacının 15.01.1998-31.12.2002 (askerlik süresi hariç) tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiği, kararın kesinleşme şerhini havi örneğinin dosyada yer almadığı, davacının 26.11.1999– 26.05.2001 tarihleri arasında askerlik ödevini yerine getirdiği, 09.05.2001 tarihinden itibaren terhis mahiyetinde izinli sayıldığı, işyerinin 01.05.2002 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı; davalı işverenin, şirketin 15.01.1998 tarihinde henüz tescil edilmediğini iddia ettiği, 29.05.2002 tarihli durum tespit tutanağında, davacının işyerinde mevcut olduğu, ancak, çalışmadığını beyan ettiği, anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmiş ise de, mahkemece, yetersiz inceleme ve araştırma yapıldığı, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile, toplanan kanıtların hüküm vermeye elverişli olmadığı belirgindir.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bakımdan; davacının kişisel sicil dosyası ile işe giriş bildirgeleri, işyeri tescil dosyası, dava konusu dönemleri içerir dört aylık sigorta primleri bordrolarının tamamı davalı Kurumdan getirtilmeli, işyerinin kuruluş ve 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ilgili .... yazı yazılarak işverenlerin vergi kayıt durumu ve tarihleri açığa çıkarılmalı, davacıyla ilgili tüm belge ve kayıtlar varsa işverenlerden istenilmeli, bordrolarda bildirimi yapılmış sigortalılar dinlenilmeli, bütün aramalara karşın bordro tanıklarına ulaşılamadığı takdirde veya işverenlerce Kuruma verilmeyen bordroların ait olduğu dönem/dönemler yönünden aynı çevrede faaliyet yürüten işyerlerinin işverenleri ve çalışanları yöntemince zabıta araştırması ile saptanarak bu kişilerin tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, tüm tanık anlatımları arasında çelişki belirdiğinde giderilmeli, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, böylelikle toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde ticaret sicilinden, vergi dairesinden araştırmak suretiyle tespit etmek, işçi alacakları dosyasını celbetmek, tüm deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. O hâlde, hükmü temyiz eden davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.