
Esas No: 2022/1938
Karar No: 2022/2723
Karar Tarihi: 02.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/1938 Esas 2022/2723 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/1938 E. , 2022/2723 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.06.2007-31.07.2010 tarihleri arasında davalı Belediyede temizlik işçisi olarak fiilen ve aralıksız çalıştığını, bilgi ve rızası dışında farklı işyerlerinde sigortalı olarak gösterildiğini, iş sözleşmesinin haklı sebep bildirilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı ile fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulü hakkındaki 15.07.2016 tarihli ilk karar, davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 11.11.2020 tarih, 2017/18539 esas ve 2020/15825 sayılı kararı ile “Davacı tanıkları ... ve ...’ın işyerinde çalışmadıkları ve davacının çalışma saatlerini bilemeyecekleri ve diğer tanık ...’in ise işyeri çalışma düzenini kendi çalışma süresi ile sınırlı olarak bilebileceği, bu durumda davacının fazla çalışması olduğunu sadece bu tanığın çalışma süresi kadar ispatlayabildiği mahkemece değerlendirilmeden alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, bozma dışı kalan alacak talepleri hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
A. Usul Yönünden;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkemece “İhbar tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin Yargıtay ilamı ile kesinleştiği görüldüğünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtay'ca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olmalıdır. Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
B. Esas Yönünden ;
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere, beyanı hesaplamaya esas alınabilecek davalı işyeri tanığı olan ...’ın beyanlarına, çalışma süresi ile sınırlı olarak itibar edilmelidir. Anılan tanığın beyanından, davalı ...’nin Eski Başkanı olduğu ve görev süresinin 2009 yılı yerel seçim tarihinde son bulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından tanığın davacı işçi ile birlikte 29.03.2009 tarihine kadar çalıştığı sonucuna ulaşılmaktadır. Buna rağmen, fazla mesai alacağının 29.03.2009 yerine 31.07.2010 tarihine kadar hesaplanması da ayrıca hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/03/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.