
Esas No: 2022/2476
Karar No: 2022/2924
Karar Tarihi: 08.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/2476 Esas 2022/2924 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı sendika üyesi bir çalışandır ve kalibrasyon teknisyeni meslek kolunda fiilen kalite kontrol ve teknik kontrol görevlisi olarak çalışmaktadır. Bu nedenle, C grubu idareci priminden yararlanması gerekmektedir. Davacı, önceki davalarda hak kazandığı C grubu idareci priminin son dönem karşılığı ödenmediği gerekçesiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davacının lehine karar vermiştir. Ancak davalı işveren temyiz etmiştir. Temyiz incelemesinde, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gereken dönem için hüküm kurulmadığı ve idareci priminin temerrüde düştüğünün davalı işveren tarafından ispat edilmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı esastan reddetmiştir. Ancak temyiz eden davalı vekili, dava şartı yokluğunun aranması gereken döneme ilişkin hüküm kurulmaması ve idareci priminin temerrüde düşmediğine ilişkin kanıt sunulmaması nedeniyle Yargıtay'a başvurarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 ve 2. maddesi uyarınca, işçi veya işveren alacakları için arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan dönem için arabuluculuk yapılmamışsa, dava şartı yerine getirilmemiş sayılır. İşçi muaccel alacakları tek tek belirtilerek işverene ihtarname ile bildirilebilir ve bu durumda belirli bir ödeme günü belirlenmesi gerekmez. Davalı işveren usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmazsa da, muaccel alacakların taraflar arasında anlaşamama nedeniyle dava tarihine kadar ödenmediği kabul edilerek faiz işletilir
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sendika üyesi olduğunu, 26. ve 27. dönem toplu iş sözleşmeleri 59/d ve 52/d maddesi gereğince kalibrasyon teknisyeni meslek kolunda fiilen kalite kontrol ve teknik kontrol görevlisi olarak çalışması nedeniyle C grubu idareci priminden yararlandığını, ... 22. İş Mahkemesi'nde bu primden yararlanması gerektiğinin tespiti ve alacak talepli dava açıldığını, tespit ve alacağa hükmedildiğini ve Yargıtay’ın onama kararı ile kesinleştiğini, ... 22. İş Mahkemesinin dava tarihi ile işbu davanın tarihi arasındaki dönem için ödeme yapılmadığını, davacının yaptığı işte bir değişiklik olmadığını ileri sürerek, C grubu idareci primi alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının asli görevini yaptığını ve ek ücret alamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 maddesi uyarınca "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı" olarak düzenlenmiş olup maddenin 2. fıkrasında ise "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından “C Grubu İdareci Primi” alacağının ödenmediği gerekçesiyle arabulucuya başvurulmuş, anlaşamama nedeniyle 11.11.2020 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek dava açılmıştır. Bununla birlikte mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporundaki hesaplamalar 14.12.2020 tarihine kadar yapılmıştır. Arabuluculuk faaliyeti ise, tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihi olan 11.11.2020 tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir.
Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan, son tutanak tarihi ile 14.12.2020 tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Mahkemece, davalı işyerinde yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı ‘C Grubu İdareci Primi’ alacağı hüküm altına alınarak, bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş ise de, Toplu İş Sözleşmesinde idareci primi yönünden bir ödeme günü belirlenmiş değildir.
Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Dolayısıyla mahkemece hüküm altına alınan “C Grubu İdareci Primi” alacağına daha önce temerrüdün gerçekleştiği ispat edilemediğinden, arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.