Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/2159
Karar No: 2022/2945
Karar Tarihi: 08.03.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/2159 Esas 2022/2945 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/2159 E.  ,  2022/2945 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ALACAK


    Davacı Çiğdem Özkumsalcı ile davalı Elizinn Gıda ve Tekstil İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Ltd Şti arasındaki davada ... 14. İş Mahkemesi'nin miktar itibariyle kesin olan 21.10.2021 tarih, 2021/88 esas ve 2021/73 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu iddiası ile kanun yararına bozulması, Adalet Bakanlığı'nın 14.02.2022 tarih ve 39152028-153.01-1855-2021-E. 309/6604 sayılı yazısı ile talep edilmiş olmakla,
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 363. maddesindeki ;
    "(1) (Değişik: 20/7/2017-7035/33 md.) İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
    (2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
    (3) Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır." hükmü gereği dosyadaki tüm belgeler okunup dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait mağazada satış elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, fesih sırasında davacıya tarihsiz olarak diğer evraklar arasında deliller arasında sunulan belgenin de imzalatıldığını, söz konusu belgede davacıya bildirim süresi kullandırılmış gibi gösterildiğini, işyerine giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davacının bildirim süresi kullanmadığının açık bir şekilde ortaya çıkacağını iddia ederek ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğini, fesih bildiriminin ve iş arama izin dilekçesinin davacı tarafından imzalandığını, ayrıca davalı şirketin 09.08.2019 tarihli ibraname ile ibra edildiğini, davacının iş arama izinlerini de kullandığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı, kanun yararına bozulması için Adalet Bakanlığı temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    Uyuşmazlık, mahkemenin davanın ispatına yönelik değerlendirmesinin yürürlükteki hukuka aykırılık bağlamında kanun yararına temyiz incelemesine tabi tutulup tutulamayacağı noktasındadır.
    Kanun yararına temyiz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363 üncü maddesinde düzenlenmiş olup hükme göre “ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. Bu talep Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz (m. 363/1-2). Maddenin gerekçesinde de, karar verilirken yürürlükteki hukukun yanlış uygulanmasının her an için söz konusu olabileceği, kanun yararına temyizin, yanlışlık tespit edilip daha sonra benzer işlemlerden kaçınmak için kabul edilen bir sistem olduğu, Yargıtay’ın yaptığı incelemede uygulamanın yanlış olduğu sonucuna ulaşırsa, kararı kanun yararına bozacağı ifade edilmiştir.
    Temyiz kanun yolu ise olağan kanun yollarından birisidir. Temyiz sebepleri, 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde sayılmıştır. Bunlar; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması; dava şartlarına aykırılık bulunması; taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikler bulunmasıdır. Temyiz kanun yolunda, hüküm mahkemesinin kararı sadece hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu yapılır. Madde gerekçesinde bu husus “Temyiz incelemesini, istinaf incelemesinden ayıran temel özellik, temyiz incelemesinin usûl hukuku veya maddî hukuk yönünden incelemeyi gerektirmesi, maddî vakıaların denetimi ile delil değerlendirmesine girmemesidir. Maddede bu hukukî denetimin hangi sebeplerle yapılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bugüne kadar istinaf yolunun olmamasından dolayı zaman zaman Yargıtay maddî vakıalara ve delil değerlendirmesine de girmek zorunda kalabilmekteydi, istinafla birlikte artık bu ihtiyaç ortadan kalkmış ve Yargıtay tamamen bir hukukî denetim ve içtihat mercii olmuştur.” şeklinde vurgulanmıştır.
    Belirtilen bu yasal düzenlemeler ve 6100 sayılı Kanun döneminde “temyiz yolu” ile ilgili özellikler dikkate alındığında, kanun yararına temyiz ile temyiz yolu arasında bir ayrım yapılması gerekmektedir. Kanun yararına temyiz başvurusunda, başvuru konusu kararın sadece “yürürlükteki hukuka aykırı olup olmadığı” denetlenir. Bu denetim ise, temyiz incelemesinin aksine, kanun yararına temyizde görece sınırlı bir inceleme yapılmasını gerektirir. Kanun yararına temyize ilişkin madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, yürürlükteki hukukun yanlış uygulanması söz konusu olduğunda kararın kanun yararına bozulması gerekir.
    Somut olayda ise, davacı taraf iş sözleşmesinin feshinde bildirim süresi kullandırılmadığını, işverence kendisine imzalatılan belgenin gerçek dışı olduğunu iddia ederek ihbar tazminatı talep etmiş, mahkemece davacının fesih bildirimine yönelik irade fesadı iddiasında bulunduğu, bildirim süresi içinde iş arama izni kullanmadığının tanık anlatımı ile sabit olduğu gerekçesiyle ihbar tazminatına hükmedilmiştir. Uyuşmazlık davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında olup dosya kapsamında davacının imzasını içeren 02.07.2019 tarihli bildirimli fesih yazısı, davacının iş arama iznini toplu olarak kullanmak istediğine dair imzalı dilekçesi ve davacının imzasını taşıyan 09/08/2019 tarihli ibraname bulunmaktadır. Davacı, bu belgelere karşı irade fesadı iddiasında bulunarak iddiasını tanık delili ile ispat etmek istemiş, mahkemece yazılı belgelerdeki irade fesadı iddiasının tanık delili ile ispat edildiği sonucuna varılmıştır. Bu halde mahkemece maddi vakıaların değerlendirilmesi ve ispat konusunda hatalı değerlendirme yapılması söz konusu ise de, kanun koyucunun temyiz yolunda dahi Yargıtay’ca “maddî vakıaların denetimi ile delil değerlendirmesine girilmemesi gerektiği” yönündeki madde gerekçesi dikkate alındığında kanun yararına temyizde bu tür bir değerlendirmenin yapılmaması gerekir. Bu bakımdan kanun yararına temyize konu kararın yürürlükteki hukuka aykırı olması, bir diğer ifade ile yürürlükteki hukukun yanlış uygulanması noktasında bir sonuca varılması mümkün değildir. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteğinin açıklanan gerekçe ile reddi gerekmiştir.
    SONUÇ: Adalet Bakanlığı’nın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteğinin açıklanan sebeple REDDİNE, dosyanın mahkemesine iadesine, karardan bir örneğinin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 08.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi