16. Hukuk Dairesi 2016/7021 E. , 2019/1312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 29.09.2014 tarihli rapora ekli krokide sarı renk ve (A) harfiyle gösterilen 1.679,88 metrekarelik kısmının davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14., 17. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddeleri uyarınca tescili istemiyle açılan davada; davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davacı çekişmeli taşınmazların babasından kendisine intikal eden yerler olduğunu iddia etmesine rağmen, davacının babasına ait nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek davacı dışında mirasçısı olup olmadığı belirlenmemiş, başka mirasçılar da mevcut ise taşınmazın davacıya ne şekilde (taksim, hibe, satın alma vs.) intikal ettiği hususunda davacıdan izahat alınıp, açıklamasına göre kendisine bu hususta ispat hakkı tanınmamış, böylelikle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, inceleme ve değerlendirme konusu yapılmamıştır. Ayrıca arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, çekişmeli taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için hava fotoğrafları üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi eliyle inceleme yaptırılmamış, bu hususta bilimsel temele dayanmayan, soyut ifadeler içeren ziraatçı bilirkişi raporu ile yetinilmiştir. Öte yandan çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ait kayıtlar getirtilerek, dava konusu taşınmaz yönünü ne okudukları saptanmamış, çekişmeli taşınmaz bölümünün hangi nedenle ve hangi tarihte tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış ve dava konusu bölümün imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı araştırılmamıştır. Açıklanan nedenlerle mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, davacıdan çekişmeli taşınmaz bölümünün muris babasından kendisine ne şekilde intikal ettiği konusunda açıklama istenmeli, taksim, bağış, satış vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, kendisine bu iddiasını ispata yarar delillerini sunması için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılması halinde; çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni ilgili yerlerden sorulmalı, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, komşu taşınmazların varsa kadastro tespitlerine esas tapu ve vergi kayıtları yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanarak bu kayıtların çekişmeli taşınmaz yönünü ne okudukları belirlenmeli, taşınmazın sınırında mera bulunması halinde yöntemince kadim veya tahsisli mera araştırması yapılarak, çekişmeli taşınmazın meranın devamı niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli, ziraat mühendisi bilirkişisinden taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisinden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde çekişmeli taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmazda sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.