Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/8442
Karar No: 2012/221

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/8442 Esas 2012/221 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2011/8442 E.  ,  2012/221 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Dava, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile Kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
    Hükmün, davalılardan ... ile diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-Dairemizin 22.02.2011 günlü geri çevirme kararı üzerine, Mahkemece, kararı temyiz eden davalı ..."e gönderilen 27.04.2011 günlü muhtıra ile, yedi günlük kanuni kesin süre içerisinde 713-TL bakiye temyiz harcını ödemesi istenmiş, aksi takdirde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususu da ihtar olunmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesine uygun şekilde düzenlenmiş olan bu muhtıra 06.05.201 ltarihinde tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamından muhtıranın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, (6100 sayılı HMK"nın geçici 3. Maddesi delaletiyle) HUMK"nın 434/3. fıkrasında, "...temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir..." hükmü yer almaktadır.
    Anılan madde uyarınca, temyiz eden tarafın harç ve giderleri eksik ödediğinin sonradan anlaşılması halinde kararı veren mahkemece o tarafa muhtıra gönderilmeli, kanuni süre içinde muhtıra gereği yerine getirilmediği takdirde "hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına" karar verilmelidir. Bu karar taraflara tebliğ edilmeli, taraflar bu kararı temyiz ettikleri takdirde dosya gerekli incelemenin yapılması için Yargıtay"a gönderilmelidir. Mahalli mahkeme kararın temyizinde bu hususlara riayet etmemiştir.
    Belirtilmelidir ki, hükmü temyiz edilen yerel mahkemenin bu yönteme riayet etmediği, başka bir ifadeyle, muhtıra gereklerinin kanuni süre içerisinde yerine getirilmemiş olması nedeniyle ilgili tarafın "hükmü temyiz etmemiş sayılmasına" karar vermesi gerekirken, böylesi bir karar vermeyerek, dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay"a gönderdiği hallerde, Yargıtay Daireleri bu yönü öncelikle ve resen değerlendirmektedir.
    Belirtilen bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davalı ..."ün kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmelidir.
    II-Diğer davalıla...., ... ve ... vekili ...... temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu"nun 3. maddesinde işleten, "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır.
    İşletenin hukuki sorumluluğu ise anılan Kanunun 85. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa ... motorlu aracın işleteni ... doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
    İşletenin kim olduğu sorusuna, şekli ve maddi ölçütten yararlanılarak cevap bulunmaktadır. Şekli ölçüte göre; trafik sicili, trafik belgesi, trafik sigorta poliçesi, vergi kaydı gibi bazı resmi belgelerde ve kayıtlarda adı geçen kimse gerçek işleten sayılır. Maddi ölçüte göreyse; işleten, araçtan maddi ve manevi fayda sağlayan, aracın giderlerini karşılayan, tehlikesini üstlenen ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunan kimsedir. Aracın giderini karşılamaktan amaç, bakım, onarım, yakıt, sürücü ücreti, vergi ve sigorta yükümlülükleri ile muhafaza ve işletme gibi yükümlülüklere katlanmaktır. Tehlikeyi üstlenmek, aracın neden olacağı zararlardan sorumluluk; araç üzerinde fiili tasarrufta bulunmak ise, aracı bir anlık elde bulundurmayı değil, aracın ne zaman, nasıl, ne amaçla ve kim tarafından kullanılacağına, bakım ve muhafazasının ne şekilde yapılacağına karar verme yetkisini ifade eder. Maddi ölçüte ilişkin öğelerin geçici olarak kesilmesi işleten sıfatını ortadan kaldırmayacaktır.
    2928 sayılı Kanunun 85. maddesi hükmüne göre, başka birinin, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufunun bulunduğunu ispat edemediği takdirde, kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın, uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, rehin veya ariyet alan kişi işleten kabul edilecektir. Aynı hükme göre, bir motorlu aracın işletilmesinden doğan
    zarardan o aracı işleten sorumlu olacaktır. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilir. Fakat bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması gerekir.
    Davaya konu somut uyuşmazlıkta, davalılar... ve ..."ın maliki bulunduğu olaya neden olan aracın oto kiralama sözleşmesi ile 01.06.2004-31.05.2005 tarihleri arasında diğer davalı ..."e kiralandığı iddia edildiğine ve buna ilişkin sözleşme ve ekleri dosyaya sunulduğuna, davacı Kurum sigortalısının vefatına neden olan 16.12.2004 tarihli olayın kira süresi içerisinde meydana gelmiş bulunmasına göre, davalıların işleten sıfatının bulunup bulunmadığı yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak yapılacak inceleme ile belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalılar ...., ... ve ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
    SONUÇ: 1- (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ..."ün kararı temyiz etmemiş sayılmasına,
    2- (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... ve ..."a iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi