
Esas No: 2022/2730
Karar No: 2022/3373
Karar Tarihi: 14.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/2730 Esas 2022/3373 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/2730 E. , 2022/3373 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirkette 01.10.2005 tarihinde arıza bakım onarım elemanı olarak işe başladığını, davalı şirketin 01.06.2010 tarihinde haklı bir gerekçe göstermeden ve ihbar koşullarına uymadan haksız ve kötü niyetli olarak işine son verdiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile giyim ve çocuk yardımı alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. (Davacı 04.04.2011 tarihinde açtığı dava ile aynı alacak kalemlerinin davalı ...Ş.'den de tahsilini talep etmiş, dosyalar birleştirilmiştir.) (Davacı 16.07.2013 tarihli feragat dilekçesi ile davalı ...Ş.'ye yönelik davasından feragat etmiş, davaya davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden devam edilmiştir)
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili özetle; davacının üst işveren MEDAŞ tarafından ihale edilen ve işletmesi kendilerince yerine getirilen işyerinde çalıştığını, söz konusu işletmenin özelleştirilmesi sonucunda MEDAŞ Genel Müdürlüğünü devralan Alarko Holdingin işletmeyi kendisinin işletmeye başladığını, davalı şirketin işyerini terk etmek zorunda kaldığını, ancak davacının iş akdini sona erdirmeyerek davacıyı işletmesini kendilerinin yaptığı bir başka işyerinde görevlendirdiğini, bu görevlendirme yapılırken taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde yer alan davacının taahhüdüne göre işlem yapıldığını, davacıya görevlendirme yazısının gönderilmesine rağmen davacının yeni işyerinde göreve gelmediğini ve işyerini devralan Alarko Holding bünyesinde çalışmaya başladığını, sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden ise feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 2014/4494 esas ve 2014/19889 karar numaralı ilamıyla özetle ve sonuç olarak; “Davacının asıl işveren Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ait işyerinde davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki çalışması devam ederken davalı ...Ş.'nin özelleştirilmesi nedeniyle davacının 31.05.2010 tarihinde davalı... Mühendislik Şirketinden sigorta çıkışı yapılarak işyerini devralan dava dışı yeni işveren nezdinde 01.06.2010 tarihinde çalışmaya devam ettiği ve 31.05.2010 tarihinde iş akdi devam ettiğinden bu tarihli bir fesih olmadığına dair mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu ancak davacının hizmet cetveli ve tanık beyanlarına göre iş akdinin 24.06.2010 tarihinde sona erdiği, dava tarihi itibariyle iş akdinin feshedildiği anlaşılmakla, Mahkemece davacının 24.06.2010 tarihinde iş akdinin kim tarafından feshedildiği, feshin haklı olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak davalı şirketin kendi dönemi ile sorumlu olup olmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve davacının iş akdi 24.06.2010 tarihinde feshedildiğinden, yıllık izin ücreti talebinin kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğu” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27'nci maddesinde, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları ifade edilmektedir. Bu hak, ilk olarak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir. Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Yargılama sırasında yapılan tebliğlerle ilgili tebliğ mazbatalarının ve ilgili diğer belgelerin dosyaya konulması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanunun uygulanması için çıkarılan Tüzük hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkim kendiliğinden denetlemelidir. 19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile Tebligat Kanununda esaslı değişiklikler yapılmıştır.
Tebligat Kanununun 7/a maddesine göre tüm özel hukuk tüzel kişilerine elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu olup anılan hükme rağmen elektronik yolla tebligat yapılamaması hâlinde Kanunda belirtilen diğer usulleriyle tebligat yapılacağı düzenlenmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (TK) “Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12 nci maddesine göre “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13 üncü maddesine göre de “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.”
Açıklanan bu yasal düzenlemelere göre, tüzel kişiye tebligatın tebligata elverişli bir elektronik adresi varsa bu yolla, aksi takdirde yetkili Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddelerinde belirlenen esaslara uygun olarak, yapılması gereklidir.
Vekâletname sunulduktan sonra tebligatların vekile yapılması gerekir. Vekil ile takip edilen davada, asil duruşmada bizzat bulunsa dahi tebliğin vekiline yapılması zorunludur. Vekile çıkarılan tebligat, kendisine veya kendisi yerine sekreteri veya kâtibine tebliğ edilmelidir. Ancak isticvap, yemin gibi şahsa bağlı işlemlerde, tebligatın vekile değil, bizzat bu işlemi yapacak asile yapılması yasal zorunluluktur.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/2 maddesinde "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekilin birden çok olması durumunda bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu, tebligatın birden fazla vekile yapılması durumunda, bunlardan ilkine yapılan tebliğin asıl tebliğ tarihi sayıldığı" öngörülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56/5 maddesinde de "Avukatlar veya avukatlık ortaklığının başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekaletnamelerini kapsayacak şeklinde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekaletname yerine geçen yetki belgesi verebilecekleri, bu yetki belgesinin vekaletname hükmünde olduğu" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, bozmadan sonra, 2014 yılında davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ...’in .../22 Sıhhıye/... adresine tebligat yapılmış ve ulaşmış iken, anlaşılamayan bir şekilde 2015 yılından itibaren vekil ...’in...Sıhhiye/... adresine tebligat yapılmaya başlanmış ve bu adrese yapılan tebligatlar bila tebliğ dönmüştür. Vekil ...’in adresi mahkemece 2015 yılının Nisan ayında araştırılmış ve müzekkereye ... Baro’su tarafından verilen cevapta; üç farklı adres bildirilmiş olup, bu adreslerden biri olan .../... adresi, davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinde de açıkça beyan ettiği adres iken, yargılamanın devam ettiği 2021 tarihinde bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi hala ısrarla ... Sıhhiye/... adresine tebliğe çıkarılmış ve tebligatlar bila tebliğ dönmüştür. Bunun üzerine mahkemece bilirkişi raporu, ek bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalı... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin mernis adresine e-tebliğ yoluyla tebliğine karar verilmiştir.
Dosyada ve uyap kayıtlarında, vekil ...’in vekillikten çekildiğine veya azledildiğine dair herhangi bir dilekçeye veya belgeye rastlanmamasına rağmen, mahkemece ...’in vekil kaydı da uyaptan silinmiştir. Gerekçeli karar başlığında da zaten davalı şirketin vekili olarak Av. ...’in veya başka bir avukatın ismi yer almamıştır. Gerekçeli karar şirketin uets adresine e-tebliğ yoluyla tebliğ edilmiştir.
Temyiz dilekçesinde vekil ..., gerekçeli kararın davalı şirkete tebliği üzerine şirket yetkilisinin kendisine haber vermesiyle, dosyaya yeniden vekaletname sunarak dosya içeriğini incelemenin mümkün olduğunu, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu ve usulsüz tebligatlar nedeniyle haklarında yapılan işlemlere itiraz ettiklerini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, vekil ...’in...Sıhhiye/... adresine yapılan tebligatlar usulsüz olup, davalı vekilinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Usule aykırı tebligat sonucunda davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır. Davalının hukuki dinlenilme hakkını kısıtlayacak şekilde davanın esasının incelenmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.