2. Ceza Dairesi 2018/6853 E. , 2019/1168 K.
"İçtihat Metni"
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ..."nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 141/1 ve 151/1. maddeleri gereğince 1 yıl ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2011 tarihli ve 2008/378 esas, 2011/109 sayılı kararının infazı sırasında, sanık müdafii tarafından 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu karardaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 08/02/2017 tarihli ve 2008/378 esas, 2011/109 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2017 tarihli ve 2017/218 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/10/2018 gün ve 94660652-105-25-11281-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2018 gün ve 2018/82665 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddî hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun"un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı mala zarar verme ve hırsızlık suçlarının, 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tâbi oldukları, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.” şeklinde düzenlenen “...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar...” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tâbi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı, ayrıca;
5271 sayılı Kanun"un 253/3. maddesine 5918 sayılı Kanun"un 8.maddesi ile eklenen "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki hükmün 09/07/2009 tarihinde yürürlüğe girdiği, yargılama konusu suçların ise 12/04/2008 tarihinde işlenmiş olması nazara alındığında, sanığa atılı mala zarar verme suçu yönünden anılan maddenin uygulanma kabiliyeti bulunmadığı, basit hırsızlık suçunun da 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla,
5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Mala zarar verme suçu yönünden kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK"nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” Bu nedenle 19.12.2006 tarihinden itibaren hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez, inceleme konusu olayda suç tarihinin 12.04.2008 tarihi olduğu, dolayısıyla... 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen “infaz aşamasında olan hükümlü ... hakkında suçun uzlaşma kapsamına girdiği gerekçesiyle uyarlama ve ilamın infazının durdurulması talebinin reddi” kararına yönelik itirazın reddine dair kararda mala zarar verme suçu ile ilgili olarak bir isabetsizlik görülmediğinden (ERZURUM) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2017 gün ve 2017/218 D. İş sayılı kararının mala zarar verme suçuna yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- Hırsızlık suçu yönünden kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK"nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.10.2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas - 2007/219 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK’nın 253-255. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma kurumu, usul hukuku kurumu olması dolayısıyla derhal yürürlük ilkesine tabi ise de, fail ile Devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecektir. Keza ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 2008/5-220 Esas - 2009/28 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” şeklindedir. Öte yandan, 5275 sayılı Yasa’nın 98/1. maddesinde; “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması, infaz edilmekte olan hükümlerin de uyarlamaya konu edilebileceğini açıkça göstermektedir. O halde hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilerek,... 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve 6763 sayılı yasa ile getirilen düzenlemelerin usul hükümlerine ilişkin olup geçmişe uygulanamayacağından bahisle infazın durdurulması ve uyarlama yargılaması yapılması taleplerinin reddine dair kararına yönelik itirazın hırsızlık suçu yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden ... . Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 31.03.2017 tarihli ve 2017/218 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 28/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.