Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6307
Karar No: 2019/1267
Karar Tarihi: 21.02.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/6307 Esas 2019/1267 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, kadastro tespit çalışması sırasında komşu taşınmazın içerisinde yol olarak tescil edilen bölümün tapusunun iptalini ve yol olarak bırakılmasını istemişlerdir. Mahkeme davayı reddetmiş ancak Yargıtay, yapılan incelemede eksiklikler olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar vermiştir. Taraflar arasında mevcut anlaşma tutanağı ve taahhütnamelerin zemine uygulanıp kapsamlarının tayin edilmesi gerektiğini belirten Yargıtay, bu bölümün ortak kullanılıp kullanılmadığını da dikkate alarak yeniden keşif yapılması gerektiğini bildirmiştir. Kararda geçen kanun maddeleri ise verilmemiştir.
16. Hukuk Dairesi         2016/6307 E.  ,  2019/1267 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu .../... Köyü çalışma alanında bulunan 161 ada 13 parsel sayılı 353.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, iştirak halinde mülkiyet şeklinde davalılar ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmaza komşu durumda bulunan 161 ada 5 parselin malikleri olduklarını, kendi murisleri ile davalıların murisleri arasında yapılan 12.06.1989 ve 15.06.1989 tarihli mukaveleler uyarınca, çekişmeli 13 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müşterek yol olarak bırakılacağı kararlaştırıldığı halde, kadastro tespit çalışmaları sırasında bu yolun davalılara ait 13 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit ve tescil edilmesinin hatalı olduğunu belirterek bu bölümün tapusunun iptali ile yol olarak bırakılması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, her ne kadar tarafların murisleri, dava konusu alanın yol olarak müştereken kullanılacağı hususunda anlaşmışlar olsalar da, kadastro tespit çalışmaları sırasında taraflara ait taşınmazlar arasından sınır belirtilmek suretiyle, evveliyatında bir bütün olan taşınmazın 5 ve 13 parsel olmak üzere iki taşınmaz haline dönüştüğü, her iki taşınmazın da tespit edilen bu sınıra göre ayrı ayrı giriş kapılarının bulunduğu, davacıların fen bilirkişisi raporunda sarı renkle boyalı (B) harfiyle gösterilen mevcut kapıya bitişik ve komşu 4 parsel sayılı taşınmaza kadar uzanan ayrı bir giriş kapılarının bulunduğu, bu yeri kendi taşınmazlarına ulaşmak için kullanma imkanları varken davacıların davalılarla birlikte mevcut bahçe giriş kapısını kullanmalarının ve kadastro tespitindeki sınıra itiraz etmeksizin önceki anlaşmaya dayalı olarak davalılara ait taşınmazın bir kısmının yol olarak terkinini talep etmelerinin kötü niyetli olduğu ve zeminde kadimden beri mevcut bir yol bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
    Tarafların murisleri arasında, kadastro çalışmalarından evvel düzenlenen 15.06.1989 tarihli “anlaşma tutanağı” ve 12.06.1989 tarihli “taahhütnamedir” başlıklı ölçeksiz basit krokili köy senedi mevcut olup, 12.06.1989 tarihli taahhütnamede krokide gösterilen üç metrelik kısmın davacı ve davalılar arasında müştereken yol olarak kullanılacağı belirtilmektedir. Davacılar, murisleri arasında düzenlenen bu kroki ve anlaşmalara dayanarak dava açmışlar, davalılar ise 1989 yılındaki krokilerde gösterilen yolun kendilerine ait 13 nolu parsel içerisinde kalmadığını, bu yolun kadim olmadığını, davacılara ait 5 parsel ve kendilerine ait 13 parsel sayılı taşınmazların ana yola çıkışını sağlamak amacıyla bu anlaşma senetlerinin düzenlendiğini, kadastro çalışmaları sırasında ise her iki parselinde ana yola sınır olacak şekilde kadastro haritalarının düzenlendiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve içerikleri hakkında bilgileri olmamakla birlikte, çekişmeli taşınmaz bölümünün eskiden beri her iki taşınmaz malikleri tarafından ortak yol olarak kullanıldığını ifade etmişlerdir. Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında düzenlenen basit krokili anlaşma senetlerinin uygulanması gerekirken bu senetler uygulanmadığı gibi, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından çekişmeli taşınmaz bölümünün taraflarca müştereken kullanıldığı belirtildiği halde bu husus üzerinde de durulmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsiz olup, mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde yeniden keşif yapılarak, davacıların dayanağı olan anlaşma tutanağı ve taahhütname ile ekleri olan krokiler yöntemince zemine uygulanıp kapsamları tayin edilmeye çalışılmalı, bu bölümün taraflarca ortak kullanılıp kullanılmadığı dikkate alınmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesisi isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi