Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15565
Karar No: 2015/1309
Karar Tarihi: 11.02.2015

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/15565 Esas 2015/1309 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2014/15565 E.  ,  2015/1309 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
    Tarihi : 17/06/2014
    Numarası : 2013/9-2014/441

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davacı, davalı işyerinde 03/09/2012-26/11/2012 tarihleri arasında doktor olarak çalıştığını, belirli süreli olarak yapılan iş akdinin kendisi tarafından ücretinin ödenmemesi nedeniyle feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacağının tahsili için Adana 4.İcra Müdürlüğünün 2012/12138 Esas sayılı dosyası icra takibi başlattığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu bildirerek itirazın iptali ile alacağın %20"si oaranında icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
    Davalı, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddi ile davacıdan alacağın %20"si oranında kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında yargılama ve icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde, borçlunun itirazı üzerine takip durur.
    Alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkânlarından biri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu"nun 67"inci maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
    İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, takibe itiraz eden takip borçlusuna karşı açılır.
    Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukukî yarar yoktur.
    İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın iptali davasını itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açabilir.
    İcra takibi konusu alacak davası İş Mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da İş Mahkemesinde açılır.
    İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir.
    İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir.
    Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 sayılı Yasanın 8"inci ve 28"inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/9-57 E, 2009/110 K.).
    İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
    İcra takibinde işlemiş faiz için de takip tarihinden itibaren faiz talep edilmesi durumunda, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, faize faiz yürütülmesi anlamına gelir ki, Borçlar Kanunu"nun 104/son maddesi ile 3095 sayılı Yasanın 3"üncü maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi mümkün olmaz. Bu halde, asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmelidir.
    Somut olayda, mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebi, alacak likit olmadığı gerekçesi ile mahkemece reddedilmiştir. Davacı ücret alacağının tahsili talebiyle icra takibi başlatmış olup, davacının hizmet süresi hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı da dikkate alındığında talep konusu alacak miktarı taraflar açısından belirlenebilir mahiyette olmakla alacağın da likit olduğu kabul edilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı gerekçe ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
    3-Taraflar arasında davacının itirazın iptali olarak açtığı davada, ıslah yolu ile ayrı bir alacak talep edebilip edemeyeceği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    İtirazın iptali davasında, işçilik alacaklarıyla ilgili olarak tahsil hükmü kurulması mümkün olmaz. Yargılama sonunda icra takibine itirazın kısmen ya da tamamen iptali ile takibin devamına ya da davanın reddine dair karar verilmelidir.
    HMK"nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
    Somut olayda davacı dava dilekçesi ile ödenmeyen ücret alacağının tahsili için Adana 4.İcra Müdürlüğünün 2012/12138 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu bildirerek itirazın iptali ile alacağın %20"si oranında icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek icra takibinde talep etmediği bakiye ücret alacağının da tahsilini istemiş; mahkemece sadece itirazın iptali talebi yönünden hüküm kurulmuş, fakat ıslah dilekçesi ile talep edilen bakiye ücret alacağı yönünden olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamıştır. Davacı dava dilekçesi ile itirazın iptali talebi yanında bakiye ücret alacağı yönünden talepte bulunmamış olup, bu alacak yönünden usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından, aynı alacağın ıslah dilekçesi ile talep edilebilmesi mümkün değildir. Islah dilekçesi verilirken ısah harcı ile birlikte başvuru harcıda yatırılmadığından dilekçenin ek dava dilekçesi olarak kabulüde mümkün değildir. Yapılacak iş, ıslah dilekçesi ile talep edilen bakiye ücret alacağının usulden reddi ile davacının dava açmakta muhtariyetine karar vermektir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği bakiye ücret alacağı yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması bozma nedenidir.
    SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 11.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi