5. Hukuk Dairesi 2020/8309 E. , 2021/13776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve işlem gereğince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
492 sayılı Harçlar Kanunu"nun 16. maddesinde “Değer ölçüsüne göre harca tâbi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır…” hükmüne yer verilmiştir.
Tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davalar nisbi harca tabi davalardandır.
492 sayılı Harçlar Kanunu"nun “Harcı Ödenmeyen İşlemler" başlığını taşıyan 32. maddesinde ise "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." hükmüne yer verilmiştir.
Dolayısıyla harç alınması veya tamamlanması yanların isteğine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re"sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Davacı taraf, 492 sayılı Kanun kapsamında kendisi harçtan muaf olmadığı gibi, işlemi de yargı harçlarından müstesna değildir.
Nitekim vurgulanan bu ilkeler, Hukuk Genel Kurulu"nun 12.10.2011 gün ve E.- 2011/3-629 K.: 2011/613 ile 23.10.2013 gün ve E.- 2013/7-31, K. 2013/1481 sayılı ilâmlarında da benimsenmiştir.
Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, birleştirilen 2013/99E sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde belirtilen miktar üzerinden nisbi peşin harç ve 25.11.2013 ile 23.05.2017 tarihli dilekçelerinde de artırılan miktarlar üzerinden nisbi tarifeye göre tamamlama harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme olanağı bulunmamaktadır. Davalı taraf harçtan muaf olsa dahi nispi peşin harç ve tamamlama harcının alınması gerekir.
Yapılan incelemede; davacılar vekilince birleştirilen 2013/99E sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde belirtilen dava değeri üzerinden peşin nispi harcı ve artırılan miktarlar üzerinden de nispi tamamlama harcını ödememiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler gözardı edilerek birleştirilen 2013/99E sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde belirtilen dava değeri üzerinden nisbi peşin harç alınmadan ve yine artırılan dava değeri üzerinden nispi tamamlama harcı alınmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece; yürürlükteki harçlar tarifesi uyarınca birleştirilen 2013/99E sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde belirtilen dava değeri üzerinden nispi peşin harç ve artırılan dava değeri üzerinden de tamamlama harcını ödemesi konusunda davacı vekiline usulünce süre verilip harcı ödenen miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, harcı yatırılmayan dava dilekçesi ve talep artırım dilekçelerine değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan bozmanın niteliğine göre sair hususlar incelenmeksizin HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.